Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/14335 E. 2011/16106 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14335
KARAR NO : 2011/16106
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.09.2007 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ödetilmesi istemleriyle açılmıştır.
Davalı, davacı ile aralarında akti bir ilişkinin bulunmadığını belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın reddi ile 2.780,00 TL asıl alacağın % 40’ı oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra takibine itirazın iptali davalarının dayanağı İcra ve İflas Kanununun 67.maddesidir. Bu madde uyarınca, takip haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklının diğer tarafın talebi üzerine reddolunan meblağın % 40’ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edilmesi mümkündür. Görülüyor ki, alacaklının tazminatla sorumlu tutulabilmesi için yaptığı icra takibinin hem haksız hem kötüniyetli olması, bunun dışında diğer tarafın (borçlunun) istekte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda; mahkemece dava akti ilişki kanıtlanamadığından reddedilmiş olup davacı alacaklının alacağını kanıtlayamamış olması kötü niyetin varlığı için yeterli kabul edilemez. Ayrıca davacının hangi hukuki nedenlerle haksız ve kötüniyetli görüldüğünün gerekçeleri karar yerinde gösterilmeden davacının tazminatla sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.