YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14430
KARAR NO : 2011/15435
KARAR TARİHİ : 14.12.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar tarafından, davalı aleyhine 29.03.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 24.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 129 parsel sayılı taşınmazlarına komşu parsel maliki davalının elattığını belirterek, müdahalesinin önlenmesini ve 2000,00 TL ecrimisilin tahsili isteminde bulunmuşlardır.
Davalı, inşa ettiği duvarın ve diktiği ağaçların kendi tapulu taşınmazı içinde kaldığını, müdahalesinin bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece müdahalenin önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karar Dairemizce “davacıların aktif dava ehliyetleri olup olmadığı araştırılıp bu husus açıklığa kavuşturulmadan davanın esası hakkında hüküm tesisi doğru değildir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuştur. Davacılara ait taşınmazda müşterek malik olan … harçlı dilekçe ile davaya müdahil olmuştur. Bozma kararından sonra davacılar aşamalarda verdikleri beyanlarda davalının müdahalesinin önlenmesi, kal ve ecrimisil isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece mahallinde tekrar keşif yapılmış ve bilirkişi raporuna göre davalının 300m2 lik yere elatmasının önlenmesine, duvarın ve ağaçların kal’ine ve ecrimisil isteminin de kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi ile açılmış olup bozma kararından sonra ıslah edilerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi ile birlikte kal isteminde de bulunulmuştur. 04.02.1948 tarihli ve 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Usulüne uygun olmayan ıslah istemi doğrultusunda duvar ve ağaçların kal’ine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bentte yaılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.