YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14594
KARAR NO : 2011/15333
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.04.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 120 ada, 6 parsel sayılı taşınmaza davalının elattığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne, davalının yola çöp dökmek suretiyle vaki elatmasının önlenmesine ve eski hale getirmeye karar verilmiş; davalının temyizi üzerine karar Dairemizce HUMK’nun 74. maddesi uyarınca hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olduğu, ondan başka bir şeye veya fazlasına karar veremeyeceği, davacının dava dilekçesinde ve yargılama sırasında yola elatmanın önlenmesi gibi bir isteğinin bulunmadığı, talebin aşıldığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Davacı, 10.06.2011 günlü oturumda davasını yola elatmanın önlenmesi olarak ıslah ettiğini beyan etmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1948 günlü ve 1944/10 E 1948/3 K sayılı kararına göre, hükmün Yargıtayca bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni tahkikat sırasında ıslah yapılması mümkün değildir. Mahkemece anılan İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak, bozma kararından sonra davacının ıslah beyanına itibar edilmek suretiyle hüküm kurulması doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.