YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14601
KARAR NO : 2011/15321
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.07.2011 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı müşterek murisleri adına kayıtlı 1038 parsel sayılı taşınmaza davalı kardeşinin mirasçılardan izin almadan inşaat yapmak suretiyle elattağını ileri sürerek müdahalesinin önlenmesini istemiştir.
Davalı fiili paylaşım sonucu taşınmazın kendisine kaldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalının temyizi üzerine hüküm Dairemizin 06.06.2011 tarihli ilamıyla ve ilamda yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, davalının çekişme konusu 1038 sayılı parsele vaki müdahalesinin payı oranında men’ine karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1-Dava konusu 1038 sayılı parsel tapuda arsa niteliğiyle … adına kayıtlıdır. Davacı ve davalı, bu kişinin mirasçısıdır. Mevcut mirasçılık belgesinden Emine’nin taraflar dışında başkaca mirasçıları da bulunduğu ve taşınmazın elbirliği mülkiyeti rejimine tabi olduğu görülmektedir. Türk Medeni Kanununun 701.maddesine göre elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları bulunmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Aynı yasanın 702.maddesine göre de kanunda ve sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Topluluk devam ettiği sürece de paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde hiçbir ortağın tasarrufta bulunması mümkün değildir.
Somut olaya gelince;
Yukarıda da belirtildiği üzere davadaki istem elbirliği maliklerinden olan davalı …’in taşınmaza bina yaparak oluşturduğu haksız elatmanın giderilmesidir. Arsa niteliğindeki bir taşınmaza bina yapmak, taşınmazın özgülendiği amacı değiştirir. Dolayısıyla, böyle bir tasarrufta bulunabilmek için ortakların oybirliğiyle alınmış kararı gerekir. Böyle bir karar olmaksızın taşınmazın özgülendiği amacı değiştirecek her türlü işlem haksız sayılacağından, elbirliği ortaklarından herhangi birisi bu şekilde meydana gelen haksız elatmanın giderilmesini isteyebilir.
Bütün bu anlatılanlardan sonra mahkemece davanın kabulü ile davalının çekişme konusu taşınmaza inşaat yaparak oluşturduğu haksız elatmanın giderilmesine karar verilmesi gerekirken, payla bağlı olarak davanın kabulü doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle davacı yararına bozulmalıdır.
2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.