YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14654
KARAR NO : 2011/15847
KARAR TARİHİ : 21.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 25.01.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 2 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilinde “Salih” biçimindeki malik adının “Salih Göncü” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın tapu sicilinde baba adı ile soyadı bulunmadığı ve eklenmesinin de istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin kabulünün aksine Tapu Sicil Tüzüğünün “mülkiyet hakkının tescili” başlıklı 25.maddesinde tapu kaydının malik sütununda taşınmaz malikinin adı, soyadı ve baba adının yazılacağı açıkça belirtilmektedir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, davacılar murislerine ait taşınmazın tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtları ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Dava konusu 2 parsel sayılı taşınmaz senetsizden Hazine adına, muhdesatın ise malik adına tespit edildiği, itiraz üzerine komisyon kararı ile malik adına tescil
edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, komisyonun malik adına tescil kararını neye dayanarak verdiği kararında açıklanmamıştır. Davacılar ise, murisleri adına 10.03.1969 günlü ve 12 sıra numaralı dayanak tapularının bulunduğunu ileri sürmüşlerdir. Davacıların sunduğu bu tapu kaydının taşınmaza revizyon alınıp alınmadığı araştırılmalıdır. Dayanak tapu revizyon alınmamış ise, taşınmaza uyup uymadığı ve davacıların murisi ile tapu kayıt malikinin aynı kişi olduğunun belirlenmesi için mahallinde keşif yapılarak tanıklar ile varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenmelidir. Ayrıca, davacıların murisinin kök nüfus kayıtları getirtilerek tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulüne, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 21.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.