Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/14859 E. 2011/16287 K. 28.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14859
KARAR NO : 2011/16287
KARAR TARİHİ : 28.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.03.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 03.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, süresinde olmayan duruşma talebinin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, kendisine tahsis edilen alanın davalı …O. tarafından diğer davalı … Ltd. Şti.’ne kiralandığını, kullanım hakkının kendisine ait olduğunu belirterek; davalıların müdahalelerinin men’i ile haksız işgalleri nedeniyle tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı …O; davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu taşınmazın kendisine tahsis edildiğini, davanın reddini savunmuş, diğer davalı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle dava reddedilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 683.maddesi gereğince; mülkiyet hakkı sahibi taşınmazına yapılan müdahalenin önlenmesini isteyebileceği gibi, tahsis sahibi de bu tür talepte bulunabilir.
Tahsis, tahsis sahibine intifa hakkı sağlar. Türk Medeni Kanununun 794.maddesi hükmüne göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir mal varlığı üzerinde kurulabilir. Aksine düzenleme olmadığı sürece de bu hak, sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar. Buna göre, tahsis sahibinin çekişme konusu üzerinde dava hakkı bulunmaktadır. Burada önemli olan tahsis iddiasını ileri süren tarafın bu iddiasını kanıtlamış olmasıdır.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz tapuda Hazine adına kayıtlıdır.
Davacı dava konusu yerin kendisine tahsis edildiğini ileri sürmekte ise de; mahkemece tahsis iddiası hakkında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece; dava konusu yer ile ilgili davacı adına yapılmış bir tahsisin bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucu doğrultusunda bir karar verilmelidir. Eksik araştırma ve incelemeyle mülkiyetin Hazineye ait olduğundan bahisle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 28.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.