Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/15056 E. 2011/15670 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15056
KARAR NO : 2011/15670
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.10.2001 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.12.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Davacı, maliki olduğu 337 ada 127 parsel sayılı taşınmazda 3 nolu bağımsız bölüme ait tapu kaydında … yazan malik adının … olarak düzeltilmesini istemiştir.
Dava konusu taşınmazın 04.06.1984 tarihinde satın alma nedeniyle …’a tescil edildiği anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece satın almaya ilişkin akit tablosu getirtilip incelenmemiştir. Yine nüfus müdürlüğünden alınan yazı cevabı yetersiz olup nüfus müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece mülkiyet nakline sebep olunmaması için, taşınmazın tesciline dayanak olan 04.06.1984 tarihli işlem örneği getirtilmeli, tapuda malik görünen “Hüsnü kızı …” ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin nüfus kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, zabıta aracılığıyla taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bu yanıtlar tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmelidir. Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, mahallinde keşif yapılarak tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenmeli tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir
Açıklanan hususlar nazara alınmadan eksik inceleme ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.