Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/15186 E. 2011/16142 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15186
KARAR NO : 2011/16142
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.11.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, öncesi mera olan dava konusu taşınmazın 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesine dayanılarak il özel idaresi adına tescil edildiğini, idarenin satışı sonucu mülkiyetin davalıya geçtiğini belirterek tapu kaydının iptali ile mera olarak özel siciline tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiş, mahkemece süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine karar verilmiş, davalı kararın Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca tebliğ edilmediğinden bahisle bu ret kararını temyiz etmiştir.
Hükmün davalıya 23.06.2011 tarihinde tebliğ edildiği, davalının temyiz dilekçesini yasal süreden sonra 22.08.2011 tarihinde temyiz ettiği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden kararın tebliğ edildiği adreste bulunan binanın metruk olduğu, kimsenin ikamet etmediği ve bu nedenle 23.06.2011 tarihli tebligatın usulüne uygun olmadığı, öğrenme tarihine göre temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin reddine dair 25.08.2011 tarihli 2009/452 Esas 2010/260 Karar sayılı kararın kaldırılmasına karar verilerek, davanın esası hakkında yapılan temyiz incelemesinde;
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; çekişme konusu taşınmazın uygulamada İmar Affı Kanunu olarak bilinen 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesine dayanılarak bir kadastro işlemi sonucu tescil edildiği anlaşılmaktadır.
11.01.2011 tarihinde kabul edilen 6099 sayılı Kanunun 16.maddesi ile 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa 36.maddeden sonra gelmek üzere eklenen “Kamu tarafından açılan davalarda yargılama giderleri” başlıklı 36/A maddesinde;
“Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” hükmü yer almaktadır.
Aynı yasanın 17.maddesi hükmü ile 3402 sayılı Kanuna eklenen geçici 11.madde ile de;
“Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır” hükmü getirilmiştir.
Mahkemece, anılan yasa hükümleri doğrultusunda davalının yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerekirken, değinilen yasa kuralı göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2). bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.