Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/15206 E. 2011/16326 K. 29.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15206
KARAR NO : 2011/16326
KARAR TARİHİ : 29.12.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.11.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, maliki olduğu 409 ada 7 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü davalının haksız olarak kullandığını ileri sürerek davalının elatmasının önlenmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683/2. maddesinde “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmüne yer verilmiştir. Malik taşınmaza haksız elatılması halinde dava açarak elatmanın önlenmesini isteyebilir.
Davanın yargılaması devam ederken, davanın konusu ortadan kalktığında tarafların davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararı kalmamıştır. Bu durumda, dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verimesi gerekir.

Somut olayda, elatılan dava konusu 409 ada 7 parsel sayılı taşınmaz tapuda davacı adına kayıtlıdır. Keşif sırasında dinlenen davacı tanıkları davalının taşınmazı daha önce ektiğini, keşif yapılması ile birlikte taşınmazdan elini çektiğini beyan etmişlerdir. Hükme esas alınan 21.07.2011 tarihli bilirkişi raporunda 409 ada 7 parsel sayılı taşınmaza davalının elattığı daha sonra taşınmazı terk ettiği elatma bulunmadığı belirtilmiştir. Dava açıldığı tarihte davalının taşınmazı haksız olarak kullandığı, yargılama sırasında ise bu kullanıma son verdiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yargılama sırasında elatmaya son verildiğinden bu istemle ilgili davanın konusuz kalması nedeni ile “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 29.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.