YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1613
KARAR NO : 2011/1983
KARAR TARİHİ : 21.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar, arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 16.12.2010 gün ve 2010/13188 – 14108 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu taşınmazın 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca hak sahibi olan dava dışı… adına tahsis edildiğini, tahsis edilen taşınmazın kamu malı niteliğindeki yol üzerinde kalması nedeniyle kendisine enkaz bedeli ödenerek 21.06.1993 encümen kararı ile tahsisen 7213 ada 5 sayılı parselin bedeli karşılığı satışı yapıldığını, 11.01.1996 tarihinde ise dava dışı ..’ın hakkını satış sözleşmesiyle temlik aldıklarını belirterek adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, davalının temyizi üzerine hüküm Dairemizin 16.12.2010 tarihli ilamıyla onanmıştır.
Davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve Dairemizce de benimsenen yerel mahkeme gerekçesine göre davalının, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan HUMK’nun 440.maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan diğer karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2-Uygulamada kısaca, İmar Affı Kanunu olarak bilinen 2981 sayılı yasanın 1.maddesi hükmüne göre kanunun amacı; imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat, tespit, değerlendirme, uygulama ve duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemektir.
Görülüyor ki; kanun imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki yapı maliklerini hedeflemiştir. Başka bir anlatımla, kanunda yazılanlar dışındaki kişilerin İmar Affı Kanununa dayanarak istemde bulunma olanakları yoktur. Ne var ki, 3290 sayılı Kanun İle bazı maddeleri değiştirilen ve bazı maddeler eklenen 2981 sayılı Kanunun Uygulamasına Dair Yönetmeliğin 25.maddesi, kanun kapsamında kalan kişilere yapılan tahsisin bunlar tarafından üçüncü kişilere temlikine imkan tanımıştır. Ancak bu gibi durumlarda da tahsis sahiplerinden devralan kişilerin 2981 sayılı Kanundan yararlanıp yararlanamayacağı hususunun araştırılması gerekir. 2981 sayılı Kanunun 13/a hükmüne göre, arsa tahsis edilecek kimselerin kendisinin veya eşinin veya reşit olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir alan sınırları içinde ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya apartmanın bağımsız bir bölümüne veya bir bölümü işyeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmaması zorunludur.
Somut olayda; mahkemece yapılan bu saptama üzerinde durulmadan, davanın eksik inceleme ve araştırmayla hükme bağlanması doğru değildir. Temyiz olunan kararın bu nedenle bozulması gerekirken, yanılgı sonucu onandığı bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından, davalının karar düzeltme isteminin açıklanan nedenle kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer karar düzeltme isteminin reddine, 2.bent uyarınca kabulü ile onamaya ilişkin Dairemizin 16.12.2010 tarih 2010/13188 – 14108 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, temyiz olunan kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA, 21.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.