YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17
KARAR NO : 2011/1841
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 24.10.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden esastan, diğer davalılar bakımından husumetten reddine dair verilen 05.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Ordu, Merkez, Delikkaya Köyü’nde kain 127, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 178, 179, 184, 188, 189, 190, 193, 194, 196 ve 197 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında murisi eşi “…ın “…” yazan baba adının “… olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılardan …, davacı beyanlarını doğrulamıştır.
Mahkemece, davalılar … ve … aleyhine açılan davanın husumetten, davalı … Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın ise ispat edilemediğinden bahisle esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Bu tür davalarda Tapu Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan, davacının açmış olduğu davada davalı olarak gösterilen … ve … hakkında davanın husumetten reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Zira, nüfus müdürlüğünden, kayıtta ismi geçen “… ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; mülkiyet aktarımına yol açmamak amacıyla; yukarıda değinildiği biçimde kayıt maliki …” ile ismi düzeltilecek olan “Ramazan oğlu Salih Odabaş”ın aynı kişi olup olmadığı yönünde nüfus müdürlüğü kanalı ile araştırma yapmak, yapılan araştırma sonucunda bu kişilerin aynı kişi olduğu yönünde mahkemece tam bir kanaat oluşması durumunda davayı kabul etmek, tüm bu araştırmalara rağmen tereddütün giderilememesi durumunda taşınmazlar başında keşif yapıp sonucuna göre karar vermek olmalıdır. Eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.