Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1794 E. 2011/6000 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1794
KARAR NO : 2011/6000
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.03.1979 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 04.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı Hazine ve davalılardan … ve … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.05.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar … ve … vekili Av. … ile davacı Hazine vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı Hazine, davalı adına tespit ve tescil edilen 160 numaralı parsele uygulanan tapu kaydının miktarı 11.028 m2 olduğu halde 115.200 m2 olarak tespit yapıldığını, fazlalığın meraya tecavüzden kaynaklandığını ileri sürerek fazla tespit edilen 104.172 m2 lik kısmın tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karar Dairemizin 26.11.1999 tarihli kararı ile; davalı …’in temyizinin süresinde olmadığından temyiz isteminin reddine, davacı Hazinenin temyiz isteminin ise hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; 78.000 m2’ik kısmın davalılar adına tesciline, 37.000 m2 lik kısmın tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davacı Hazine ve davalılardan … ve … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve Dairemiz bozma kararına uyularak yapılan inceleme sonucu karar verilmiş bulunduğuna göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aynı kural HUMK’nun 389. maddesinde de tekrarlanmış; HUMK’nun 381. maddesinde ise “Kararın tefhimi en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki dava içinden davalar doğar ve hükmün hedefine ulaşması engellenir.
Dava konusu 160 numaralı parsel 115.200 m2 olup mahkemece 78.000 m2 kısmın davalılar adına tesciline, 37.000 m2 yerin ise mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş olup hüküm altına yerlerin miktarı toplamı 115.000 m2’dir. Mahkemece kayıt kapsamındaki 200 m2 miktarındaki kısım için olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğinden HUMK’nun 388. vd. maddeleri gereğince hükmün infaza elverişli olduğundan söz edilemez.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ :Tarafların temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle reddine, 2.bentte yazılı nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825.00′ er TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak karşılıklı olarak verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine 03.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.