Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1840 E. 2011/3406 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1840
KARAR NO : 2011/3406
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 26.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı, 308 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilindeki “… oğlu, …” biçimindeki kaydın “… oğlu, …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, davacı maliki olduğu 308 parsel sayılı taşınmazdaki kimlik bilgilerinin nüfus bilgileri ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Nüfus müdürlüğünden kayıtta geçen “… oğlu, …” ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı için yapılan araştırmada, “… ve … oğlu, 1937 doğumlu …” şeklinde bir kaydın bulunduğu bildirilmiştir. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalı ve taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bu nedenle, “… ve … oğlu, 1937 doğumlu …” tanık olarak dinlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.