YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1966
KARAR NO : 2011/3681
KARAR TARİHİ : 23.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.06.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 23.03.2011 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazlardan;
1-…, Hürriyet Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmazın adlarına kayıtlı 1946 tarihli, 308 tahrir no’lu vergi kaydı ile zilyet ve tasarruflarında bulunduğundan … evlatları …, … ve …… adlarına 1/3 er paylı olarak müştereken tespit ve tescil edildiği,
2-…, Eski Kacerli Mahallesindeki 253 ada 13 parsel sayılı taşınmaz ise… evlatları …, … ve ……’in senetsiz müşterek malları olup, cedlerinden intikalen nizasız ve fasılasız zilyetliklerinde iken ……’in hissesini devretmesi nedeniyle 1/3 hissenin … adına, diğer 1/3’er hisselerin ise … … ve … … adlarına tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı, babası “… oğlu … …”in tapu kayıtlarında “…” yazılan baba adının “…” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Dosya içerisindeki nüfus kayıtlarına göre; davacının babası … …, … ve … oğlu olup, kadastro tutanaklarında belirtildiği gibi … ve …… isimli kardeşleri de bulunmaktadır.
… ilçesi … köyü nüfusuna kayıtlı… ve … oğlu 01.03.1914 doğumlu 05.07.2008 tarihinde ölen … … isimli bir şahıs daha mevcut ise de bu şahsın … veya … isimli kardeşleri bulunmamaktadır.
Tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davalarında tapu maliklerinin nüfus kayıtlarına uygun şekilde belirlenmesi gereklidir. Taşınmazların kadastro sırasındaki mülkiyetinin oluşumu izlendiğinde mülkiyetin gerçeğe uygun olarak oluştuğu anlaşılmakta olup mülkiyet durumu davacı … paydaş olan diğer kardeşlerin nüfus kayıtları ile de tamamen örtüşmektedir. Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, dava konusu 21 ada … parsel ile 253 ada 13 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki dava açıkça kanıtlanmış olduğu halde reddi doğru değildir.
3-Ayrıca, dava konusu taşınmazlardan …, İncili Mahallesi, 71 ada 36 parsel sayılı taşınmazın ise kadastro çalışmaları sırasında tapuda kaydına rastlanamadığı, senetsiz yerlerden tarla olarak “…” namı ile anılan… oğlu … …’in malı olduğu ve halen de tasarruf ve zilyetliği altına bulunduğu, 1946 tarihli, 1144 tahrir no’lu vergi kaydına istinaden… oğlu … …’e ait olduğu belirtilerek adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki nüfus kayıtlarına göre davacının murisi ve babası olan … …; … ve … oğlu, 01.07.1902 doğumlu olup 15.12.1968 tarihinde ölmüştür. … ilçesi Çilli mahallesi nüfusuna kayıtlıdır. Dava konusu 71 ada 36 parsel sayılı taşınmaz da ilçe merkezinde, İncili mahallesinde bulunmaktadır.
Nüfus müdürlüğünden bildirilen kayıtlara göre … ilçesi … köyü nüfusuna kayıtlı… ve … oğlu 01.03.1914 doğumlu 05.07.2008 tarihinde ölen …… isimli bir şahsın daha bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu taşınmaz hakkında mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurulması için yeterli değildir.
Dava konusu taşınmaz vergi kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak maliki adına tespit ve tescil edildiğinden dava konusu taşınmazın davacının (ve murisi babası … …’in) ikametgahı olan ilçe merkezinde bulunduğu da nazara alınmalı, davacı tanıkları dinlenmek suretiyle taşınmazın son olarak ilçe merkezinde ikamet eden davacının murisi ve babası … …’in veya mirasçılarının mı yoksa … köyünde ikamet eden … …’in veya mirasçılarının mı zilyetliğinde bulunduğu araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Dava konusu bu taşınmaz hakkındaki davanın da ispatlanamadığı gerekçesiyle reddi doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine ilişkin kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.