YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2103
KARAR NO : 2011/4022
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.06.2009 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Mera Tahsis Komisyonu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı, taşınmazın mera niteliği ile mera kaynakları arasına alınmasında kendilerinin etki ve katkısı olmadığını, yararlanma hakkı Hacımaşlı Köyü tüzel kişiliğine ait olsa da kendilerine husumet düşmeyeceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir.
Dava konusu 5300 metrekare yüzölçümündeki 404 sayılı parsel 20.05.1985 tarihinde hükmen orman niteliğinde davacı Hazine adına tescil edilmiştir. 2009 yılındaki mera komisyon çalışmaları sırasında da mera kaynakları arasına alındığı ve yararlanmasının davalı …’ye bağlı … Köyü tüzel kişiliğine bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Esasen 404 parsel sayılı taşınmazın, kamu malı niteliğinde, başka amaçla kullanılması mümkün olmayan orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından, dava konusu yerin mera kaynakları arasına alınması olanaklı değildir.
Ayrıca; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 417. maddesi uyarınca aynı yasanın 423. maddesinde sıralanan yargılama giderlerinin kanunda ayrık tutulan haller dışında aleyhine hüküm verilen taraftan tahsiline karar verilmesi gerekir. Yasanın 94. maddesi gereğince de bir davada aleyhine hüküm kurulan tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması için hal ve vaziyeti ile dava ikamesine sebebiyet vermemiş olması ve ilk muhakeme celsesinde davacının iddiasını kabul etmiş olması gerekir. Bu iki koşulun aynı anda gerçekleşmemesi halinde yasanın 417. maddesinin uygulanması zorunludur. Somut olayda davalı, ilk yargılama oturumunda davayı kabul etmemiş, aksine davanın reddini savunmuştur. O halde davalının yargılama giderleri, bu arada avukatlık ücreti ile sorumlu tutulması gerekirken bazı gerekçelerle bundan muaf kılınması doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.