Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/2118 E. 2011/3531 K. 21.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2118
KARAR NO : 2011/3531
KARAR TARİHİ : 21.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi gereğince; gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK’nun 1. maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Diğer yandan, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkin davalar münhasıran sulh mahkemelerinin görevini tayin eden 8. madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken dava dilekçesinde beyan edilen değere bakmamak, eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin bir dava olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlenip görevli mahkemeyi tayin etmek, şayet asliye hukuk mahkemesi görevli ise görevsizlik kararı vermek gerekir.
Eldeki davada mahkemece görev konusu araştırılmamış olup, taşınmazın değerini gösteren bir bilgi de mevcut değildir. Yüzölçümleri toplamı 11.254 m2 olan taşınmazlarda davacının murisleri kısmen tam malik, kısmen de pay sahibidir. Taşınmazların değeri itibarı ile sulh mahkemesinin görev sınırları içerisinde kaldığının kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; taşınmaz başında keşif yapılarak taşınmazların değerini belirlemek, görev konusunu araştırdıktan sonra görevli olduğu kanaatinde olursa davanın esasına girmek olmalıdır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 21.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.