YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2168
KARAR NO : 2011/3777
KARAR TARİHİ : 24.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında yüzölçümü miktarının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 21.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kayıttaki yüzölçümü ile taşınmazın gerçek yüzölçümü arasındaki farklılığın giderilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesince dava 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesine dayanılarak açılmış düzeltmeye ilişkin bulunduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, dosya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından da davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararını davacı temyiz etmiştir.
Çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü kural olarak çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Ancak, taşınmazın kadastro tespiti sırasında veya sonradan yapılan işlemler nedeniyle ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre re’sen veya ilgilinin müracaatı üzerine kadastro müdürlüğünce yapılabilir. Kadastro müdürlüğünün yaptığı işlem üzerine bu işlemin iptali için de sulh mahkemelerinde dava açılma olanağı vardır.
Somut olayda ise; davacı tarafından anılan yasanın 41.maddesine dayanılarak işlem yapılmak üzere kadastro müdürlüğüne başvurulmamış, doğrudan asliye hukuk mahkemesinde dava açılmıştır. Dolayısıyla, yasanın özel olarak görevlendirdiği sulh hukuk mahkemesi eldeki davayı görmeye görevli değildir. HUMK’nun 8.maddesi gereğince mamelek hukukundan doğan değer veya miktarı dava tarihi olan 20.10.2009 tarihinde 7.080,00 TL’yi geçmeyen davalarda sulh hukuk mahkemesi, bu miktarı geçen davalarda ise asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Davacı, dava dilekçesinde dava değerini belirtmemiş olduğundan, mahkemece yapılması gereken iş yerinde keşif yapılarak dava konusunun değerini belirlemek, görev konusunu belirlenecek değerden sonra bir karara bağlamak olmalıdır.
Değinilen yönlerin gözardı edilerek görevsizlik kararı verilmiş olması doğru bulunmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.