Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/2231 E. 2011/2932 K. 09.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2231
KARAR NO : 2011/2932
KARAR TARİHİ : 09.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olayda davacı … kaydında kardeşleri …, … ve …’nin kayıtlarının düzeltilmesini istemiştir. Malik …’nun dosya içerisindeki nüfus kayıt örneğinden 26.12.1998 tarihinde öldüğü ve geriye eşi ve çocuklarını bıraktığı anlaşılmıştır. Davacı mirasçı değildir. Diğer kardeşleri … ve … ise nüfusta sağ görünmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi kayıt maliki sağ ise kayıt düzeltilme davasını kendisi, ölü ise mirasçıları açabilir. Dosya içinde davacıya mahkemece verilmiş bir yetki belgesine de rastlanmadığından, davacının bu davayı açmakta aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Bu husus incelenip davanın reddine karar vermek gerekiriken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 09.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.