YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2558
KARAR NO : 2011/3555
KARAR TARİHİ : 21.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.10.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, 488 ada 6 parsel sayılı taşınmaz lehine, 488 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinden, 488 ada 5 parsel sayılı taşınmaz lehine ise 488 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit tesisine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Somut olayda; davacı, maliki bulunduğu 488 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait 488 ada 1 ve 4 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Hükmü, davalılar … … ve … vekili temyiz etmiştir.
Davacıya ait, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlarının mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan paftadan davacıya ait 5 ve 6 sayılı parsellerin birbirine sınır olduğu görülmektedir. Geçit ihtiyacı belirlenirken davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmelidir. Davacı taşınmazları birbirine sınır olduğundan her bir taşınmaz için ayrı ayrı geçit güzergahının belirlenmesi fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesine aykırıdır.
Mahkemece yapılması gereken iş, davacıya süre verilerek 5 parsel sayılı taşınmazı lehine, 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinden akti irtifak hakkı tesis ettirmesi sağlanarak 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazları lehine, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit tesis etmek olmalıdır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar bir yana bırakılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.