YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2704
KARAR NO : 2011/4216
KARAR TARİHİ : 31.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 27.10.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil-olmazsa geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının reddine geçit hakkı tesisi davasının kabulüne dair verilen 26.08.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacılar, 131 ada 47 sayılı parsel ile 131 ada 58 parsel sayılı taşınmazların ana yola bağlantısı olmadığını belirtilerek davalıya ait 131 ada 44 sayılı parsel ile dava dışı aynı ada 45 parsel arasında kadastro paftasında yol olan yerin davalının açtığı dava sonucunda davalı parseline dahil edilmiş olduğundan 78,215 m2 lik yerin tapu kaydının iptali ile paftasında yol olarak gösterilmesini, kabul edilmediği takdirde bu yerden bedeli karşılığında geçit hakkı kurulmasını istemişlerdir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların tapu iptali ve tescil talebinin reddine, 131 ada 47 ve 58 sayılı parseller yönünden geçit hakkı tesisi talebinin kabulü ile davacılara ait 131 ada 47 ve 58 sayılı parseller lehine, davalıya ait 131 ada 44 sayılı parselden fenni bilirkişi raporu ve krokisinde yeşil ve turuncu renkle (A) ve (B) ile gösterilen yerden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Davacılar ayrı ayrı taşınmazların maliki olup her iki taşınmaz yararına, davalıya ait 44 sayılı parselden geçit kurulması istemi ile dava açmışlardır. Öncelikle taşınmazların geçit ihtiyacı içinde olup olmadığı saptanmalıdır. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği en uygun komşuya yöneltilmeli, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir.
Geçit kurulacak yer davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli genel ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Ayrıca kurulacak geçit hakkı kesintisiz olarak anayola bağlanmalıdır.
1-Davacılara ait taşınmazlar ayrı ayrı değerlendirildiğinde; davacı …’ın 1/2 pay sahibi olduğu 131 ada 58 sayılı parselin genel yola bağlantısı yoktur. Ancak tapu kayıtlarının incelenmesinde davacı …’ın aynı zamanda 131 ada 43 sayılı parselin de maliki olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut kadastro paftası ile bilirkişi raporu ve krokisi incelendiğinde 43 sayılı parselin yola cephesi olduğu görülmektedir. Davacının geçit hakkı tesisi istediği 58 sayılı parselin komşusu olan ve kendisine ait olan 43 sayılı parselin yola cephesi bulunduğuna göre başkasına ait taşınmazdan yol istemesi komşuluk hukukuna aykırıdır. Bu nedenle davacı …’a ait 131 ada 58 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddi gerekirken kabulü doğru değildir.
2-Davacı …’ya ait 131 ada 47 parsel sayılı taşınmazın geçit ihtiyacı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak davalıya ait 44 sayılı parselden geçit kurulması durumunda bu yolun 47 sayılı parsele bağlanması için kesintisizlik ilkesi gereği boş alandan da bağlantı kurulması gerekir. Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlardan geçit kurulamayacağından ve fen bilirkişisinin 25.06.2009 tarihli raporunda 46 sayılı parselden geçit kurulmasının mümkün olduğu belirtildiğinden 46 sayılı parselden geçit hakkı tesisinin mümkün olup olmadığı araştırılmalı, uygun bulunması halinde 46 sayılı parselin maliki davada taraf olmadığından ya usulüne uygun harçlandırılmış dilekçe ile davaya dahil edilmeli ya da davacıya bu persel malikine karşı dava açması için süre verilip, açıldığında davalar birleştirilerek geçit hakkı kurulmalıdır.
Bu hususlar gözardı edilerek davacıların her ikisinin de davasının kabulü doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 31.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.