YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2792
KARAR NO : 2011/3326
KARAR TARİHİ : 16.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.04.2007 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat, birleşen dosyada müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen 03.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi asıl davanın davacıları tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava, Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı temliken tescil, ikinci kademede ise malzeme bedellerinin tahsili taleplerine ilişkindir.
Davalılardan …, davayı kabul etmiş, diğer davalı … iyiniyetli kayıt maliki olduğunu, kendisine karşı şahsi hak ileri sürülemeyeceğini, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada ise kayıt maliki …, çaplı taşınmaza elatmanın kal suretiyle önlenmesi isteminde bulunmuş, bilahare kal talebinden vazgeçmiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile çaplı taşınmaza davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, vazgeçme sebebiyle kal istemi reddedilmiştir.
Hükmü, asıl davanın davacıları … ve … temyiz etmiştir.
Belirtildiği üzere asıl davadaki istemin dayanağı, Türk Medeni Kanununun 724.maddesidir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, yapıların bulunduğu 233 sayılı parselin davalılardan … tarafından tapuda 30.06.2005 tarihinde satın alındığı anlaşılmaktadır. 233 sayılı parseldeki binalar ise bu tarihten daha önce yapılıp tamamlanmıştır.
Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde yapı sahibine tanınan temliken tescil hakkı, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Dolayısıyla, davanın muhatabı taşınmazda sonradan kayden kazanan … değil diğer davalı …’dur. Yapılan bu saptamaya göre asıl davanın reddinde, tapu kaydına dayalı elatmanın önlenmesi isteminin ise kabulünde bir yanılgı yoktur. Asıl davanın davacılarının diğer temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde değildir.
Ancak;
Davada, ikinci kademedeki istek olarak binaların rayiç değerinin (malzeme değerinin) tahsili de talep edilmiştir. Mahkemece, ikinci kademedeki bu istek hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar kurulmamış olması doğru olmamıştır.
Karar, bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 16.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.