Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/2884 E. 2011/6549 K. 18.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2884
KARAR NO : 2011/6549
KARAR TARİHİ : 18.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.10.2002 ve 12.07.2005 gününde verilen dilekçeler ile müdahalenin meni ve kal; birleşen 2005/720 E. sayılı davada davaclıar … … vd tarafından temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl ve birleşen 2005/689 E. sayılı davanın kabulüne, birleşen 2005/720 E. sayılı temliken tescil davasının reddine dair verilen 21.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi birleşen (2005/720 E.) dava davacıları vekili ile duruşmasız temyizi davalı … ile davalı … vd vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.05.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden birleşen dava davacıları vekili Av…. ve Av… ile karşı taraftan temlik alan davacı vekili Av… geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
8296 sayılı parselin maliki …, 8456 parselde 5. ve 7.blok malikleri olan davalılara ait işyerlerinin arıtma tesisi ve sosyal tesislerinin 8296 sayılı parsele tecavüzlü şekilde yapıldığını ileri sürerek müdahalenin men’ini ve tesislerin kal’ini istemiş, birleşen davasında ise 8456 sayılı parseldeki 6.Blok işyerleri maliklerini davalı göstererek aynı istemde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuş, birleşen davalarında; Türk Medeni Kanununun 724. ve 725.maddelerine dayanarak üzerindeki tesisler sebebiyle 8296 sayılı parselin tümünün, mümkün olmadığı takdirde arıtma tesisi ve sosyal tesisinin bulunduğu alanın adlarına tescilini talep etmiştir.
Davanın devamı sırasında ve 07.04.2006 tarihinde 8296 sayılı parsel tapuda … A.Ş.’ye satılmış, dava HUMK’nun 186.maddesi uyarınca … A.Ş. tarafından sürdürülmüştür.
Mahkemece, asıl ve birleşen davalar kabul edilmiş, 8296 sayılı parselin ifrazıyla oluşan 2980 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalıların elatmalarının önlenmelerine, bilirkişi krokisinde a, b, c, d, e, f, g ve h harfleriyle gösterilen havuz ve binaların kal’ine, temliken tescil davasının ise reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ve davacılar … Tekstil Yıkayıcıları Sanayi Sitesi ve Site Yönetim Kurulu başkan ve üyeleri ile … …, …, …, …, … ile … temyiz etmiştir.
Mülkiyet hakkı sahibi tarafından açılan ve yeni malik tarafından sürdürülen asıl ve birleşen davalar, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım, birleşen diğer dava ise temliken tescil istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan uygulama ve alınan bilirkişi raporuna göre yıkımına karar verilen taşınmaz bölümlerinin 8296 sayılı parselin ifrazı ile oluşan 2980 ada 1 sayılı parselin çapı içerisinde kaldığı ve bu yerlere davalıların değişik ad altında tesis yaptığı sabittir. Türk Medeni Kanununun 683.maddesi uyarınca malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı elatmanın önlenmesi isteminde bulunabileceğinden, asıl davanın kabul edilmesinde temliken tescile yönelik istemin iyiniyet yokluğu nedeniyle reddedilmesinde bir yanılgı bulunmamaktadır.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre hükmü temyiz eden davalı ve birleşen davanın davacılarının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-14.10.2002 günlü dava dilekçesinde kayıt maliki olan davacı İbrahim “taşkın inşaat hakkındaki hakları saklı kalmak koşuluyla” davalıların arıtma tesisi ve sosyal tesis yaparak müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Aynı kişi temliken tescil davasına verdiği 20.10.2005 tarihli dilekçesinde ise, 2.78 m2 olarak saptanan taşkın inşaat bölümü ile ilgili talep ve davaları olmadığını belirtmiştir. Davacının gerek asıl dava dilekçesinde gerekse cevap dilekçesinde belirttiği çekişmeli taşınmaz, bilirkişilerin krokisinde (H) ile gösterilen 2.78 m2’den ibaret bölümdür. Başka bir deyişle, mülkiyet hakkı sahibi davacının krokide (H) ile gösterilen kısımla ilgili talep ve davası bulunmamaktadır. HUMK’nun 74.maddesinde taleple bağlılık kuralı olarak bilinen ilke gereğince istisnalar dışında hakim, her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.
Mahkemece yapılan bu saptama ve vurgulanan yasa hükmüne rağmen, orta yerde krokide (H) ile gösterilen kısma ilişkin dava varmış gibi bu bölümün de yıkımı suretiyle davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı ve birleşen davanın davacılarının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı … A.Ş.’den alınarak hükmü temyiz eden ve vekille temsil olunan davalılara verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 18.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.