YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3021
KARAR NO : 2011/7037
KARAR TARİHİ : 31.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.02.2009 gününde verilen dilekçe ile meranın aidiyeti, 27.04.2009 tarihinde davacılar … vd., 07.05.2009 tarihinde davacılar … vd. tarafından açılıp, birleştirilen davalar ile de mera kaydının iptali ile adlarına tescili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine, birleşen davaların HUMK’nun 409/5.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına dair verilen 26.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı … Tüzel Kişiliği vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 31.05.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.M….ve davacı … muhtarı … ile karşı taraftan davalı Hazine vekili Av…. ile davalı … muhtarı … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı köy, kadastro çalışmaları sırasında yararlanması davalı … köyüne bırakılan ve 103 ada 14 sayılı parsel olarak sınırlandırılan meranın kadim kullanma hakkının kendilerinde olduğunu, aidiyetinin bu şekilde tespitini veya müşterek kullanmaya davalı köyün elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı köy tüzel kişiliği, 103 ada 14 sayılı mera parselindeki yararlanmanın kendilerine ait bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen iki ayrı davada davacı gerçek kişiler, 103 ada 14 sayılı parsel içerisindeki bir bölüm yerde kazandırıcı zilyetlikleri olduğunu, tarım taşınmazı niteliğindeki bu yerlerin adlarına tescilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, Hazine hakkında açılan davanın husumet noktasından reddine, birleşen davaların ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, asıl davanın davacısı Yücepınar Köyü Tüzel Kişiliği temyiz etmiştir.
4342 Sayılı Mera Kanununun 3.maddesi hükmüne göre mera, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen ya da kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Meralar, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, yararlanmaları aynı yasanın 4.maddesi uyarınca bir köy veya belediye halkına bırakılabilir. Meraların hiçbir şekilde özel mülkiyete geçirilmesi, amacı dışında kullanılması olanaklı değildir.
Belirtildiği üzere meralardaki yararlanma, ya bir tahsis kararına dayanır veya kadim kullanma şeklinde sürdürülür. Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede, 4342 Sayılı Mera Kanununu gereğince ve bu kanun hükümlerine göre kurulan mera komisyon çalışmaları yapılmadığından, iddianın bilirkişi veya tanık sözleriyle kanıtlanması mümkündür. Bu bakımdan, uyuşmazlığın giderilmesinde tanık sözlerinin özel bir önemi vardır.
Taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklarda, ilke olarak tanıkların yapılacak keşifte ve keşif mahallinde dinlenmesi gerekir (HUMK.m.259). HUMK’nun 258.maddesine göre de tanıklar, çıkartılacak davetiye ile mahkemeye çağrılır. Yoksa, davanın taraflarının tanıklarını keşif yerine zorla getirmek gibi bir görevi bulunmamaktadır.
Somut olayda davacı köy, 16.09.2009 tarihli dilekçesinde dinletmek istediği tanıklarının isimlerini mahkemeye sunmuş ise de, mahkemece 21.07.2009 tarihli ara kararında davacıya tanıklarını keşif mahallinde hazır etme yükü yüklenmiştir. Bu uygulama, yukarıda sözü edilen HUMK’nun 258.maddesine aykırı olup, dava eksik inceleme ve araştırma sonucu reddedilmiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş, davacının 16.09.2009 tarihli dilekçesinde isimlerini bildirdiği tanıklarını HUMK’nun 258.maddesine uygun olarak davetiye ile çağırmak ve bu tanıkları yapılacak keşif mahallinde dinlemek, bunun sonucuna göre bir hüküm kurmak olmalıdır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı … Köyünden alınarak davacı köye verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 31.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.