YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3084
KARAR NO : 2011/4433
KARAR TARİHİ : 07.04.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil ve terkin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 141 ada 40 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının göl yatağı olup, gölün daha sonra açılan düdenlerle kurutularak çıkan arazilerin işgal edilmesi sonucu kadastro tespiti sırasında davalı adına tescil edildiğini, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 25.12.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda; (A) ile gösterilen yerin davalının dayandığı 27.05.1946 tarihli 129 no’lu tapu kapsamında kaldığı, (B) ile gösterilen kısmın tapu kaydı sınırı ile göl sınırı arasında kalan kısımda kaldığı ve (C) ile gösterilen kısmın da göl yatağında kaldığı belirtilmiştir.
Aynı bilirkişiden alınan 15.10.2009 tarihli ek rapor da ise; belirtilen kısımların miktarları değiştirilmiştir. Mahkeme ek raporu esas alarak (A) ile gösterilen 538,96 m2 yerin kamuya terkinine, (B) ile gösterilen 330,12 m2 yerin Hazine adına tesciline ve (C) ile gösterilen 726,13 m2 yer ile ilgili davanın reddine karar vermiştir. Raporlar ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. 15.10.2009 tarihli ek fen bilirkişi raporunun eki kroki incelendiğinde 34, 35, 36 ./..
ve 37 parsellerin doğusunda ve iç kısmında kalan (A) ile gösterilen yerin davalının dayanağı tapu kaydının kapsamında kaldığı, 38 sayılı parselin doğusunda ve orta kısmında kalan yerin tapu sınırı ile göl kıyı çizgisi içinde kaldığı ve (C) ile gösterilen ve 39 sayılı parselin doğusunda kalan kısmın ise göl yatağı içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda asıl ve ek raporlar arasında miktar açısından da fark olduğundan yeniden yapılacak uygulama ve ölçüm ile tapu kaydı sınırının mahkemece belirlenen 01.03.2009 tarihli kıyı kenar çizgisinin yerleri belirlenerek kroki tanzim ettirilmeli ve tapu kaydı kapsamı içinde kalan kısmın reddine, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan kısmın kıyı olarak terkinine ve göl yatağında kalan kısmında tescil harici bırakılmasına karar verilmelidir.
Yukarıda belirtilen çelişkiler giderildikten sonra yeniden hüküm verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 07.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.