Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/3223 E. 2011/4654 K. 08.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3223
KARAR NO : 2011/4654
KARAR TARİHİ : 08.04.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.05.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, muris babası …’dan intikal eden 3 parsel sayılı taşınmaza davalının ağaç dikmek yoluyla elattığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve ağaçların sökülmesini istemiştir.
Davalı, ağaçların dedesinden kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu’nun 688 ve devamı maddelerinde paylı mülkiyet düzenlenmiştir. Paylı mülkiyet, aynı hukuki statüde bulunan birden çok kişinin belirli bir eşyaya aynı anda paylı olarak malik oldukları bir topluluk mülkiyeti şeklidir. Paydaşların eşya üzerinde sahip bulundukları hisse maddi olarak (fiilen) bölünmüş olmayan soyut bir hisse niteliğindedir. Başka bir anlatımla fiziki bölünme değil, fikri bölünmenin söz konusu olduğu, dolayısıyla her paydaşın müşterek eşyanın her parçasında hakkının bulunduğu, ayrıca müşterek eşya ile ilgili bölünebilen yetkiler üzerinde her hissedarın payı oranında bağımsız hakkının bulunduğu, fakat bölünemeyen yetkilerde herkesin hakkının eşyanın tamamını kapsadığı açıktır. Belirtilen nedenle, paylı mülkiyete konu bir taşınmazda maliklerden her birinin,
müşterek mülkiyete konu taşınmaza el atılması halinde bu el atmanın önlenmesini tek başına istemesi mümkün ise de; Hukuk Genel Kurulunun 13.6.1984 gün ve 1982/14-358 Esas 1984/710 Karar sayılı kararı doğrultusunda el atmanın yanı sıra kal isteminin de söz konusu olduğu hallerde tüm müşterek maliklerin birlikte dava açmaları gereklidir.
Davanın açıldığı tarihte dava konusu 3 parsel sayılı taşınmaz davacının murisi … adına kayıtlı olup, Nurhak Sulh Hukuk Mahkemesi’nin infaz edilmemiş 2009/67Esas 2010/12Karar sayılı kararı ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine karar verilmiştir. Anılan karar uyarınca davacı dava konusu taşınmazda 1/4 pay maliki olmuştur. Davacı elatmanın önlenmesi isteminin yanında taşınmazda bulunan ağaçların kal’ini de istediğinden diğer tapu paydaşlarının da davada yer alması gerekir.
Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 08.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.