YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3385
KARAR NO : 2011/5057
KARAR TARİHİ : 15.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.11.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 05.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Büyükyağcı köyünden olan davacılar, davalıların, tapulama çalışmaları sırasında mera olarak saptanan 243 ve 246 sayılı parsellerdeki kaynak suyunun etrafına çevirme yaparak ve su nakil hakkı döşeyerek elattıklarını, ayrıca 242 sayılı mera parseline de pissu hattı döşediklerini ve fosseptik çukuru açtıklarını belirterek, meraya haksız elatmanın kal suretiyle giderilmesini, ıslah yoluyla da köyün kullanımında olan ve kiralamanın kapsamı dışında kalan diğer kaynak sularına da elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Davalılardan … …Ş. ve …, dava konusu kaynak ve etrafını kiraladıklarını, su isale hattının da bu kiralama sebebiyle tesis edildiğini, meraya elatmaları olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, öncesi 246 sayılı mera parseli olan ve ifrazla 517 ve 518 sayılı parsellere giden ve 517 sayılı parselin içinde kaldığı anlaşılan 526.94 m uzunluğundaki boru hattının kal’i suretiyle … …Ş.’nin elatmasının önlenmesine, öncesi 243 olan ve 514, 515 ve 516 sayılı parsellere giden taşınmazlar içindeki su hattının bulunduğu yer mera kapsamı dışına çıkartıldığından, talep hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, ifrazdan
sonra 517 parsel sayısını alan mera parseli içerisinde kaldığı saptanan bilirkişi krokisinde “fazla” olarak yazılan 1985 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümüne, … …Ş.’nin müdahalesinin kal suretiyle giderilmesine, keza 242 sayılı mera parseli üzerinde bulunan pissu boru hattı ve fosseptik çukurun kal’i ile davalılardan … …Ş.’nin elatmasının önlenmesine, davalı … aleyhine açılan davanın ve davacıların diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar ile davalılardan … ve … …Ş. temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, 20.11.2008 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı bu tarihte gerek 243 gerekse 246 parsel sayılı taşınmazlar meradır. Davanın görülmekte olduğu bir dönemde İl Mera Komisyonunca 4342 Sayılı Mera Kanununun 14.maddesine göre işlem yapılmış, 246 sayılı mera parseli 517 ve 518 sayılı parsellere bölünmüş, 517 sayılı parsel mera parseli olarak bırakılmıştır. Bilirkişinin 07.12.2009 tarihli rapor ve krokisine göre, su boru hattının geçirildiği alan ile su kaynağının bulunduğu alan 07.08.2009 tarihli İl Mera Komisyonu kararıyla mera vasfından çıkartılan ve hali arazi vasfı ile Hazine adına tescil edilen 3244 m2 yüzölçümündeki yer içinde kalmaktadır. Dolayısıyla, buradaki su boru hattı ile ilgili davanın konusu kalmamıştır.
Mahkemece, bu saptamaya göre halen Maliye Hazinesi adına tescil edilmiş bu yerdeki boru hattına ilişkin davanın dahi konusu kalmadığından, istemin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması yerine, bilirkişinin 07.12.2009 tarihli rapor ve krokisindeki beyanlar yanlış değerlendirilerek bu istemin kabulü doğru olmamıştır.
Dava başlangıçta … da hasım gösterilerek açılmış, ancak bu davalı hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.
Kararın açıklanan nedenlerle davalılardan … …Ş. ve … yararına bozulması gerekmiştir.
3-Yukarıda belirtildiği üzere, 243 ve 246 sayılı parseller meradır. İl Mera Komisyonunun 07.08.2009 tarihli kararı ile mera vasfında değişiklik yapılmış, çekişmeli bölümler mera kapsamından çıkartılmıştır. Dolayısıyla davacılar, başlangıçtaki istemlerini mahkeme önüne getirmekte haklıdır. Haklı davanın açılmasına sebebiyet veren taraf ise davalı … …Ş.’dir. Bu durumda davacıların harç ve yargılama giderleriyle sorumlu tutulmaması gerekirken,
davanın kabul ve ret oranlarına göre bir kısım yargılama giderleriyle davacıların sorumlu kılınması da doğru değildir.
Karar, bu nedenle de davacılar yararına bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle tarafların. diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2).bentte yazılı nedenlerle davalılardan … …Ş. ve … yararına, (3).bent uyarınca da davacılar yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran taraflara iadesine, 15.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.