YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3399
KARAR NO : 2011/4483
KARAR TARİHİ : 07.04.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.05.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın kal suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı, taşınmazı sonradan edinen iyiniyetli kişi olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirtmiş; Türk Medeni Kanununun 725.maddesi uyarınca taşkın yapı varsa adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Davalı, karşı ya da birleştirilen herhangi bir dava açmadan savunma yoluyla Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayanarak taşkın kısmın adına tescilini veya burada irtifak hakkı tesis edilmesini istemiştir. Bu şekilde bir savunma, koşullar gerçekleşmiş olsa bile davalıya Türk Medeni Kanununun 725.maddesinden yararlanma hakkı vermez ise de 725.maddenin şartları varsa mülkiyet hakkı sahibinin açtığı davanın reddini gerektirir. O yüzden, davalı savunmasının incelenip değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece yapılması gereken iş, Türk Medeni Kanununun 725.maddesinin davalı lehine uygulanıp uygulanmayacağı hususunda yeterli ve gerekli araştırmayı yapmak, uygulanması gerekmeyeceği kanısına varılırsa
şimdiki gibi hüküm kurmak, aksi halde mülkiyet hakkı sahibinin açtığı davayı reddetmek olmalıdır.
Kararın, açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.