YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3418
KARAR NO : 2011/4710
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.11.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, mümkün değilse alacağın tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın tescil talebi yönünden reddine, davacının alacak talebinin kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 25.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 2615 no’lu parselde davalı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasındaki inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan Dubleks daireyi 14.07.2008 tarihli temlik sözleşmesiyle yükleniciden devralındığını beyan ederek tapu iptali ve tescil, mümkün değilse alacağın tahsilini istemiştir.
Davalılar arsa sahibi ve yüklenici vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının tescil talebinin reddine, alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayandırılmıştır. 14.07.2008 günlü satış sözleşmesinin konusu da konut niteliğindeki bağımsız bölümdür.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3.maddesi (c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz konut niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici: bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen,
kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı: kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23.maddesi hükmüne göre de, bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı tüketici yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, değilse alacak isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması yerine çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.