YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3425
KARAR NO : 2011/4848
KARAR TARİHİ : 12.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı-davalı vekili tarafından, davalı-davacılar aleyhine 20.09.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, davalı-davacılar vekili tarafından davalı aleyhine 21.11.2007 ve 23.11.2007 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların reddine dair verilen 11.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın kal suretiyle önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalı ve birleşen davanın davacıları, davalarında temliken tescil talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, iyi niyet unsuru gerçekleşmediğinden birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ve birleşen davanın davacıları temyiz etmiştir.
Dosyada toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazların bulunduğu yörede kadastro çalışmalarının 1967 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ve karşı davacılar kadastrodan önceki bir hakka dayanarak birleşen davalarını 23.11.2007 tarihinde açmışlardır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesi hükmüne göre “bu tutanaklarda belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” Yasada sözü edilen on yıllık süre hak düşürücü süre olduğundan mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.
Bu saptamalara göre, birleşen davaların hak düşürücü süre geçirildikten sonra açılmış olması nedeniyle reddi gerekeceğinden mahkemece birleşen davalara ilişkin oluşturulan hüküm sonuç bakımından doğrudur. HUMK’nun 438/son maddesince kararın gerekçesi değiştirilip düzeltilerek onanmalıdır.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ve birleşen davacıların bütün temyiz itirazlarının reddi ile reddolunan birleşen davaların gerekçesi yukarıda yazılı olduğu şekilde DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMESİNE ve hükmün HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.