YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/360
KARAR NO : 2011/2097
KARAR TARİHİ : 22.02.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.08.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 355 ve 357 parsel sayılı taşınmazlarına davalıların elatmalarının önlenmesini istemiştir.
Davalılardan Sabrinaz ve … tarlayı kullanmadıklarını, elatmalarının olmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece dava kabul edilmiş; hüküm davalılardan Sabrinaz ve Fikret tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Yapılan keşif sonucu bilirkişilerin düzenlediği 3.7.2009 tarihli raporda 354 sayılı parsel maliki tarafından kullanılan A harfli 1373.20 m2 alanın davacıya ait 355 sayılı parsele tecavüzlü olduğu 356 sayılı parseli kullanan kişilerin de 357 sayılı parselde 0.461.80 m2.lik alanı kullandığı belirlenmiştir.
355 ve 357 parsel sayılı taşınmazlar 354 ve 356 sayılı parsellerle sınır komşusu olup 354 ve 356 sayılı parsel davalılardan …. ve …adına paylı mülkiyet rejimine tabi olarak kayıtlı olup davalı …’nin kayıt maliki olmadığı görülmektedir. Bir kısım davalıların taşınmazın maliki ve sınır komşusu olması komşu taşınmaza elattıkları anlamına gelmez. Bir taşınmaza hukuka aykırı elatma maddi bir olay olduğundan kimin elattığının ispatı davacı tarafa düşer ve tanık beyanları ile ispatlanabilir. Davacı dava dilekçesinde tanık deliline dayanmıştır. Bu durumda mahkemece davacıdan tanıklarının isimleri istenmeli, tanık listesi verilirse bunlar HUMK’nun 258.maddesine uygun yöntemle taşınmaz başında dinlenerek dava konusu yerin kim tarafından kullanıldığı, elatmanın kimler tarafından yapıldığı tanıklara sorularak kesin olarak saptanmalıdır.
Mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek elatmanın varlığı yöntemince kanıtlanmış gibi istemin hüküm altına alınması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 22.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.