Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4180 E. 2011/5110 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4180
KARAR NO : 2011/5110
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.10.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … mirasçıları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı …, savunmada bulunmamıştır.
Davaya müdahil olarak katılan … … Elektrikli Gereçler Sanayi Tic. A.Ş., çekişme konusu 15068 sayılı parselin tapu kaydı üzerinde ipotek ve haciz şerleri bulunduğunu, satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı düzenlendiğini, geçersizliğinin tespiti ile açılan davanın reddini savunmuştur.
Müdahil …, taşınmazı 22.01.2004 tarihinde 3.İcra Müdürlüğünün 2003/831 sayılı dosyasında yapılan cebri icra sonucu satın alarak malik olduğunu, satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı düzenlendiğini 27.03.2000 günlü sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davada dayanılan 27.03.2000 günlü sözleşme tapuya şerh edilmediğinden dava konusu taşınmaz da cebri icra sonucu satıldığından, şahsi hak sağlayan sözleşmeye dayanılarak tescil talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacılar vekilinin temyiz etmesi üzerine hüküm Dairemizce; “…Somut uyuşmazlıkta; davaya müdahil olarak katılan … … Elektrikli Gereçler Sanayi Tic. A.Ş. yararına olan ipotek ve hacizler 1987 yılından itibaren muhtelif tarihlerde konulmuştur. Yukarıdan beri yapılan açıklamalara göre, 1987 yılından itibaren konulmaya başlayan ipotek ve hacizler 27.03.2000 tarihli sözleşmenin tapuya şerh edildiği 31.03.2000 gününe kadar davacı vaad alacaklısını da bağlayacaktır. Bu tarihten sonra konulan ipotek ve haciz şerhlerinin davacıyı etkilemeyeceği açıktır. Mahkemece, 15068 parsel kaydındaki ipotek ve haciz şerhlerinin de açıklanan doğrultuda değerlendirilmesi gerekir.
Taşınmaz malikinin kim olduğu sorununa gelince;
Türk Medeni Kanununun 705.madde hükmüne göre taşınmaz mülkiyeti tescille kazanılır. Ancak, anılan maddenin 2.fıkrası uyarınca miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılmış sayılır. Eldeki davada, müdahil … taşınmazı 3.İcra Dairesinin 2003/831 sayılı takip dosyasında cebri icra yoluyla yapılan satışla 22.01.2004 tarihinde edindiğinden, taşınmazın maliki Türk Medeni Kanununun 705.maddesi gereğince müdahil …’tır. Ferağa icbar yolu ile tescil davası 17.10.2003 tarihinde açıldığından bu tarihten sonra davalı …’ın mülkiyetindeki taşınmaz müdahil …’a geçmiş, kısaca müddeabih davanın açıldığı 17.10.2003 tarihinden sonra el değiştirmiştir.
Bütün bu açıklamalardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, davaya müdahil olarak katılan …’ın davanın açıldığı tarihten sonra çekişme konusu taşınmazın tescil gerekmeksizin maliki olduğunu gözetmek, davacıya HUMK’nun 186.maddesindeki hangi seçeneği tercih ettiğini sorup saptamak, bunun sonucuna göre gerekirse müdahilin davaya davalı olarak katılmasını sağlamak, davacı tercih hakkını eski malike karşı tazminat davası olarak kullanırsa bu isteğini değerlendirmek, ancak her iki durumda da yukarıda yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmesinin sonuçları ile dava konusu taşınmaz tapu kaydındaki ipotek, haciz ve ihtiyati tedbir gibi şerhlerle ilgili açıklamaları dikkate alarak sonucuna uygun bir hüküm kurmak olmalıdır.
Mahkemece, özellikle taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edildiği gözden kaçırılarak davanın yazılı gerekçelerle reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, davacı vekili HUMK’nun 186. maddesi gereğince davayı müdahil …’a yöneltmiştir. Ancak, davada müdahil …’ın taşınmazı cebri icra yoluyla satın almış olduğu ve iyiniyetli bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davada, 27.03.2000 tarihli satış vaadi sözleşmesi 15068 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 31.03.2000 tarihinde şerh verildiğinden ve 2003/831 sayılı icra takip dosyasında ihale şartnamesinde ihalenin satış vaadi yükümlülüğü ile yapılacağı açıkça belirtilmiş olduğundan ve bu şartla ihaleye katılmış olmakla davanın kabulüne karar vermek gerekirken uyulan bozma ilamına aykırı verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.