Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/436 E. 2011/1303 K. 07.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/436
KARAR NO : 2011/1303
KARAR TARİHİ : 07.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.03.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, evlilik birliği içinde edinilen malların birlikte satın alındığı ve muvazaa iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalılardan Ömer, iyiniyetle kayıt maliki olduğunu, davanın reddini savunmuş, diğer davalı … davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
7.10.1953 tarihli ve 7/8 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere; sicilde eşlerden biri adına kayıtlı bulunan bir taşınmazın, gerçekte kendi namına satın alınması gerektiğini ve bedelini de kendisinin verdiğini ileri sürerek kaydın adına tashihini isteyen diğer eşin bu isteğinin kabul edilebilmesi için, aralarında Türk Medeni Kanununun 706. maddesi hükmüne göre düzenlenmiş resmi bir sözleşme olması gerekir. Böyle bir sözleşme yoksa davacının mülkiyet aktarımı için geçerli bir hukuki nedene dayandığından söz edilemez ve ayın (mülkiyet) iddiası dinlenemez. Salt bedelin davacı tarafından ödenmiş olması veya eşler arasında temsil ilişkisinin bulunması da kaydın iptalini gerektirmez.
Somut olayda; davacı resmi şekilde yapılmış bir belgeye dayanmadığından, davanın bu haliyle dinlenme olanağı yoktur. Ne var ki, davacı delil dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığından, davacıya bu hakkı hatırlatılmalı bunun sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Yapılan bu saptama bir yana bırakılarak, davanın eksik inceleme ve araştırmayla yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.