Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4396 E. 2011/5603 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4396
KARAR NO : 2011/5603
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.04.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ve tazminat istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, davalı … Yapı Kooperatifinin 273 ada 38 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaz bedelinin ise diğer davalılar … ve … tarafından ödendiğini, davalılar arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı … ve …’ye bırakılan 3, 7, 11, 15, 19 numaralı bağımsız bölümler ile bir tanesi kooperatif üyeliği şeklinde ( 17 numaralı bağımsız bölüm ) iki tanesi de zemin katta olmamak koşulu ile 8 adet bağımsız bölümü noterde 23.9.1996 tarihinde düzenlenen sözleşme ile … ve …’den temlik aldığını, sözleşmede zemin katta bulunmama koşulu bulunduğu halde zemin katta bulunan 5 numaralı bağımsız bölümün de kendisine verilmeye çalışıldığını ileri sürerek, 3, 7, 11, 15, 17, 19 ve 21 numaralı bağımsız bölümlerin adına tescilini, 5 numaralı bağımsız bölüm yerine fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 6000.00 YTL ile bağımsız bölümlerin geç teslim edilmesi nedeniyle 3000.00 YTL tazminat ile 1000.00 YTL cezai şartın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı kooperatif, davacı ile aralarında akdi ilişki bulunmadığını ve davacı ile diğer davalılar arasındaki ihtilaf nedeniyle dava konusu bağımsız bölümlerin teslim edilemediğini savunmuştur.
Davalılar … ve … 3, 7, 11, 15, 17, 19 ve 21 numaralı bağımsız bölümler yönünden davacı ile aralarında ihtilaf bulunmadığını,
ellerinde bu bağımsız bölümlerden başka 2 numaralı bağımsız bölümün kaldığını, 2 numaralı bağımsız bölümün yüzölçümünün daha küçük olması nedeniyle 5 numaralı bağımsız bölümün verildiğini, sözleşme feshedilmediğinden cezai şartın, 23.9.1996 tarihli sözleşmede teslim tarihinin belirlenmemesi nedeniyle de tazminat istenemeyeceğini savunmuşlardır.
Mahkemece 273 ada 38 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 3, 5, 7, 11, 15, 17, 19 ve 21 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, sair istemlerinin ise reddine dair verilen ilk karar Dairemizce, özetle “davacı 5 numaralı bağımsız bölüm yerine tazminat talep ettiği halde bu bağımsız bölümün de tesciline karar verilmesi ve 273 ada 39 parsel sayılı taşınmazdaki kat irtifakı terkin edilerek 273 ada 39 ve 40 parsel sayılı taşınmazlar olarak ifraz edildiği halde 273 ada 38 parsel sayılı taşınmaz yönünden tescil isteminin hüküm altına alınması doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile bozulmuştur
Davacı, bozma ilamından sonra 5 numaralı bağımsız bölüm nedeniyle talep ettiği tazminat miktarını ıslah etmiş ve 69000.00 TL artırarak 75000.00 TL’ye çıkarmıştır.
Mahkemece 273 ada 39 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 3, 7, 11, 15, 17, 19 ve 21 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, teslim edilmeyen bağımsız bölüm bedeli olarak 6000.00 TL’nin dava tarihinden itibaren 69000.00 TL’nin ıslah tarihi olan 27.05.2010 tarihinden itibaren, teslim edilmeyen bağımsız bölümün kira farkı olarak 31.00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte müştereken ve mütesilsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bozma ilamına uyulmak suretiyle karar verilmiş olmasına göre davacı vekili ile davalı … ve … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Davalı SS. … Yapı Kooperatifinin temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan 23.09.1996 tarihli temlik sözleşmesini davalı … ve … imzalamıştır. Davalı kooperatifin imzası bulunmamaktadır. Başka bir değişle sözleşmenin tarafı değildir.
Temlik sözleşmesinin herhangi bir nedenle ifa edilmemesi sonucu temellük eden alacağını kısmen veya tamamen elde edemez. Dolayısıyla ademi ifa sebebiyle bir zarara uğrar. Borçlar Kanununun 96. maddesi (alacaklı hakkını kısmen veya tamamen istifa edemediği takdirde borçlu kendisine hiçbir kusur
isnat edilemeyeceğini, … etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur) hükmü uyarınca da bu zararın tazmini gerekir. Ödenmesi gereken tazminatın nedeni borçlunun taahhüdünü ihlal etmesidir. Borçlunun taahhüdü genellikle bir akte dayanır. Onun için buna (akdi tazminat) borçlunun sorumluluğuna da (akdi sorumluluk) denilir. Buradaki borç bir sözleşmeden kaynaklanmış olduğundan tazminatın muhatabı sözleşmeyi imzalayan ancak sözleşmedeki borcunu yerine getirmeyen taraftır. Sözleşmede davalı SS … Yapı Kooperatifi’nin bağlayıcı bir imzası bulunmadığından, hüküm altına alınan tazminat miktarından da sorumlu tutulamaz.
Mahkemece, yapılan bu saptama bir yana bırakılarak davalı kooperatifin tazminatla sorumlu kılınması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı … ile davalı … … ve …’nin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı SS … Yapı Kooperatifinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının iadesine, 26.04.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.