Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4518 E. 2011/6179 K. 05.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4518
KARAR NO : 2011/6179
KARAR TARİHİ : 05.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.05.2008 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 117 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında davalı lehine irtifak hakkı bulunduğunu, taşınmazın irtifak hakkı ile yükümlü olarak davacılardan … Gayrimenkul San. ve Tic. A.Ş. tarafından satın alındığını, taşınmaz maliki diğer davacıların satış sırasında üzerindeki irtifak hakkını kaldıracaklarına dair taahhütte bulunduklarını bu nedenle de davayı birlikte açtıklarını belirterek taşınmazda payı bulunmayan …’in hissesi üzerindeki irtifak hakkının diğer maliklere karşı ileri sürülemeyeceği, irtifak hakkının geçersiz olduğu gerekçeleriyle terkin isteminde bulunmuşlardır.
Davalı, taşınmazı davacı … Gayrimenkul San. ve Tic. A.Ş.ye satan davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığını, irtifak hakkının tapuda kayıtlı olduğunu, terkininin istenemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, irtifak hakkının terkini istemine ilişkindir.
İrtifak hakları da bir eşya üzerinde hak sahibine o eşyadan yararlanma yetkisi sağlayan sınırlı bir ayni haktır. Ayni hak olarak herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir etkiye sahiptir. Fakat hak sahibine eşya üzerinde sınırlı bir hakimiyet sağlar. Bu sınırlı hakimiyet Türk Medeni Kanununun 718. maddesindeki mülkiyet hakkının sınırlandırılması sonucunu da doğurur.
İrtifak hakkı Türk Medeni Kanununun 783. maddesi uyarınca sicildeki kaydın terkini ile sona erer. Terkin talebi yararlanan taşınmaz maliki tarafından yazılı olarak yapılır(TMK. M.1014). Terkin dışında, yüklü ya da yararlanan taşınmazın yok olması yüklü taşınmazın kamulaştırılması, sürenin sona ermesi halinde de irtifak hakkı son bulur. Ne var ki;
Yukarıda açıklanan haller dışında, Türk Medeni Kanunun 785.maddesi uyarınca irtifakın sağladığı yararın yok olması veya olağanüstü azalarak çok az yarar sağlaması halinde yüklü taşınmaz maliki yararlanan taşınmaz malikinden irtifakın terkini için onay isteyebilir. Bu onayın verilmediği hallerde mahkemeye başvurarak irtifak hakkının terkini istenir. Böylece, eşya hukukundan kaynaklanan bu kısıtlamanın mülkiyet hakkının, başlangıçta mevcut olan yararın ortadan kalkması veya azalması nedeniyle kısıtlanmasının önüne geçilmek istenmektedir.
Hemen belirtmek gerekirki irtifak hakkının yolsuz tescil edildiği iddiası ile de terkini istenebilir.
Diğer yandan Türk Medeni Kanununun 791. maddesinde terkin koşulları bulunmayan hallerde mülkiyet hakkı sahibinin bu hakkını kısıtlayan irtifakın menfaatini kanıtlamak koşuluyla yerinin değiştirilmesini isteme olanağı da bulunmaktadır.
Anılan maddeye göre de; irtifak hakkı yükü taşınmazın yalnız belli bir kısmının kullanılması koşuluyla kurulmuşsa bu taşınmazın maliki, menfaatini ispat etmek ve giderleri üstlenmek kaydıyla; irtifak hakkının kullanılmasını güçleştirmeyecek biçimde taşınmazın naklini başka bir yere isteyebilir.
İrtifak hakkının kullanılacağı yer tapu kütüğünde belirtilmiş olsa bile taşınmaz malikinin bu yetkiyi kullanma olanağı vardır.
Yapılan bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Dava konusu 3 parsel sayılı taşınmaz Mevlüt Yılmazel adına kayıtlı iken mirasçılarına intikal etmiş, mirasçılardan … ile Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. arasında 20.02.1998 tarihinde düzenlenen resmi senet ile taşınmazın 1496 m2’lik kısmı üzerinde bedeli karşılığı irtifak hakkı tesis ettirilmiştir. 05.10.2001 tarihinde imar uygulaması sonucu 3 parsel numarasını alan taşınmaz … dışındaki mirasçılar adına irtifak hakkı ile yükümlü olarak tescil edilmiştir. Şimdi 3 sayılı parselin maliki olan ve taşınmazı … Gayrimenkul San. ve Tic. A.Ş.ye satan davacılar ve kayıt maliki … Gayrimenkul San. ve Tic. A.Ş. davalı ile irtifak hakkı tesisi
sözleşmesi yapan …’in taşınmazda paydaş olmadığı, onun tesis ettirdiği irtifak hakkının kendilerini bağlamayacağı iddiasıyla terkin istemektedirler.
Davacılar, taşınmazın önceki malikleri ve şu anda kayden malik olan … Gayrimenkul San. ve Tic. A.Ş.dir. Burada … Gayrimenkul San. ve Tic. A.Ş.ye taşınmazı satan davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Yukarıda da değinildiği gibi mülkiyet hakkı üzerinde sınırlı hakimiyet sağlayan irtifak hakkı aynı zamanda hak sahibinin buna katlanmasını, mülkiyet hakkını irtifak hakkının sınırları çerçevesinde kullanmasını zorunlu kılar. Diğer bir anlatımla, mülkiyet hakkı kısıtlanan kayıt malikidir. Taşınmazı satan davacılar …, …, …, …, … ve …’in diğer davacı ile düzenledikleri 09.08.2007 tarihli irtifak hakkını terkin ettireceklerine ve terkin bedelini ödeyeceklerine dair beyan ve taahhütname nedeniyle davacı sıfatlarının olduğunu ileri sürmektedirler. Ancak bu taahhütname, terkinin sağlanması halinde kayıt malikinin katlanmak zorunda kaldığı bedeli ödemeleri ile davacıları yükümlü kılacağından irtifak hakkının terkini için dava açma hakkı sağlamayacaktır. Kısaca söylemek gerekirse, irtifak hakkının terkininde hukuki yararları bulunmadığından aktif dava ehliyetleri de yoktur.
Davacı … Gayrimenkul San. ve Tic. A.Ş.nin irtifak hakkının terkini istemine gelince;
Davacı taşınmazı irtifak hakkı ile yükümlü olarak almıştır. Taşınmaz başında yapılan keşifte, irtifak hakkının tescili için yapılan tescil istemi ekinde bulunan krokide işaretli 52 ile 53 no’lu plonlar arasında havai hattın mevcut olmadığı saptanmıştır. Davalı şirket enerji nakil hattının yer altına alındığını savunmuştur.
Yukarıda açıklanan irtifak hakkı terkin nedenlerine döndüğümüzde; davacıların istemlerinin dayanağı kayıt maliki olmayan kişinin tesis ettirdiği irtifak hakkının yolsuz tescil niteliğinde olduğu iddiasıdır. Ancak, irtifak hakkı paydaş tarafından bedeli alınarak tesis ettirilmiş, diğer paydaşlar ise buna itiraz etmemişler, imar uygulaması sonucu da kayden malik oldukları taşınmaz üzerine irtifak hakkı taşınmıştır. Bu nedenle irtifak hakkının geçersizliğini ileri sürme olanağı bulunmamaktadır. Ancak, dosya içindeki kanıtlar ve dayanılan vakıalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; enerji nakil hattının taşınmaz üzerinde bulunmadığının saptanması nedeniyle istem irtifakın sağladığı yararın ortadan kalkması nedeniyle terkini olarak nitelendirilebilir. Bu durumda da davalının hattın yer altına alındığı iddiası bulunmaktadır. Kısaca söylemek gerekirse, taşınmazın irtifak hakkı ile yükümlü olarak satın alınmış olması ve havai hat kaldırılmış olmakla birlikte yine mülkiyet kapsamında yer altına alınmış ise uyuşmazlığın çözümünde Türk Medeni Kanununun 791. maddesi hükmü çerçevesinde inceleme yapmak gerekmektedir.
Dosyadaki olgular bu şekilde saptandıktan sonra, davacı … Gayrimenkul San. ve Tic. A.Ş. anılan 791. madde uyarınca menfaatini kanıtladığında irtifakın yerinin değiştirilmesini talep edebilecektir. Dava konusu irtifak hakkı tescil evrakları ekinde geçtiği güzergah belirtilerek tesis edilmiştir. Diğer bir anlatımla, kapsadığı alan bellidir. Mahkemece taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak davalının iddia ettiği gibi enerji nakil hattı yer altına alınmış ise bunun yerinin saptanması, tescile konu güzergahta değil ise ve davacının mülkiyet hakkı kapsamında kalıyor ise irtifak hakkının sağladığı yarar devam ettiğinden nakil hattının geçtiği yere taşınmasına karar verilmelidir. Şayet irtifak hakkına konu hat, mülkiyet sınırları dışına çıkartılmış ise bu durumda terkin kararı verilmelidir.
Yapılan tüm bu açıklamalar karşısında mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak Anayasanın 141/3 maddesi ve HUMK’nun 388. maddesine aykırı olacak şekilde gerekçe de göstermeden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; davacılar …, …, …, …, … ve …’in aktif dava ehliyetinin bulunmadığı hususunun gözardı edilmesi de yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.