Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4560 E. 2011/6341 K. 16.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4560
KARAR NO : 2011/6341
KARAR TARİHİ : 16.05.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.05.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 52 ada 2 parsel, 41 ada 2 parsel, 53 ada 7 parsel ve 53 ada 8 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtları üzerindeki “Hersekzade Vakfı” şerhinin terkini istemi ile açılmıştır.
Davalı, “Hersekzade Vakfı”nın sahih esasa dayandığını, vakıf şerhinin ancak taviz bedeli ödenmesi suretiyle kaldırılabileceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu dikkate alınarak dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı … İdaresi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava konusu 53 ada 7 parsel sayılı taşınmaz kadastro ile 26.09.1979 tarihinde tescil edilmiştir. Gerek kadastro tutanağında gerekse tapu kaydında “Hersekzade Vakfı” şerhi bulunmadığı, vakıf şerhinin 08.09.1989 tarihinde tapu kaydına tek taraflı işlemle işlendiği görülmektedir.
Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi gereğince ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça tapu sicilindeki yanlışlık ancak mahkeme kararı ile düzeltilebilir. Tek taraflı işlemle kayda işlenen şerhin terkini açıklanan nedenle doğrudur. Ayrıca, davacı 53 ada 7 parsel sayılı taşınmazda tam malik olduğundan bu parsele yönelik davalının temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava konusu 52 ada 2 ve 53 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar da kadastro suretiyle 26.09.1979 tarihinde tescil edilmiştir. Gerek tapulama tutanaklarında gerekse tapu kaydında “Hersekzade Vakfı” şerhi bulunmadığı, vakıf şerhinin tapu kaydına 25.12.1995 tarihinde tek taraflı işlemle işlendiği görülmektedir.
Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi gereğince ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça tapu sicilindeki yanlışlık ancak mahkeme kararı ile düzeltilebilir. Tek taraflı işlemle kayda işlenen şerhin terkini açıklanan nedenle yerindedir. Ancak, davacı dava konusu bu taşınmazlarda müşterek paydaş olup şerhin sadece davacının müşterek payına hasren terkini gerekirken HUMK’nun 72. maddesine aykırı olarak bu taşınmazların tamamı üzerinden şerhin terkini doğru görülmemiştir.
3-Dava konusu 41 ada 2 sayılı parselin kadastro tutanağında ve oluşan tapu kaydında “Hersekzade Vakfı” şerhi bulunduğundan bu taşınmaz yönünden ise;
27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 18.maddesi hükmü gereğince; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabidir. Yasanın 3.maddesinde yapılan tanıma göre de, mukataalı vakıf; zemini vakfa üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder. Hal böyle olunca somut uyuşmazlığın çözümü için, kayda işlenen vakfın mukataalı veya icareteynli vakıflardan olup olmadığının veya miri arazilerde mukataalı hayrata tahsis edilmeyen ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlardan bulunup bulunmadığının yöntemince araştırılması gerekir.
Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı olacağından bu taşınmazların kadim köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının keşfen incelenmesi, taşınmazın konumunun düzenlenecek paftada kadim köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi, vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra görüş bildirilmesi zorunludur.
Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması bu tür davalarda önem kazanmaktadır.
Hal böyle olunca vakıflara ait tapu kaydı ilk tesisinden itibaren getirtilmeli, vakıf durumunu gösterir kayıtlar ve dayanılan diğer belgeler merciinden istenmeli, Vakıflar Genel Müdürlüğünden kayda işaret edilmiş vakfın türü hakkında bilgi alınmalı ve HUMK’nun 275. maddesi uyarınca yukarıdan beri sayılan ilkeleri kapsar biçimde Vakıflar Hukuku konusunda uzman Üniversitelerin Medeni Hukuk kürsüsünde görevli bilirkişi görüşüne başvurularak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan nedenle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.