YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4633
KARAR NO : 2011/6053
KARAR TARİHİ : 04.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.11.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 136 ada 50 sayılı parselin meradan kazanıldığını, davalılar adına oluşan tapu kaydının iptali ile taşınmazın mera niteliği ile özel siciline yazılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar çekişmeli parselin tarım taşınmazı olduğunu, üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliklerinin bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir.
Kadastro işlemleri sırasında 127.305 metrekare yüzölçümündeki 136 ada 50 sayılı parselin çayır niteliği ile ve kazandırıcı zaman aşımına dayanılarak davalılar adına tescil edildiği görülmektedir. Paftasından 50 sayılı parselin tümüyle mera olarak sınırlandırılan taşınmazlarla çevrildiği anlaşılmaktadır. 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesinde yapılan tanıma göre çayır, tavan suyunun yüksek bulunduğu veya sulanabilen yerlerde biçilmeye elverişli yem üretilen ve genellikle kuru ot üretimi için kullanılan yerdir. Kuşkusuz, çayır mera kaynakları arasına alınabileceği gibi özel amaçlarla üretilip yetiştirilmişse özel mülkiyete de konu teşkil edebilir. Nitekim, ziraat bilirkişisi 14.09.2010 tarihli raporunda taşınmazın çayır vasfında olduğunu belirtmiş, civardaki mera parselleri ile mevcut bütünlüğü bozmadığını ifade etmiştir.
Ancak, yukarıda vurgulandığı üzere 136 ada 50 sayılı parsel tümüyle mera olarak sınırlandırılan taşınmazlarla çevrilidir. Merada bütünlüğü bozması halinde bu yerin de mera kaynakları içerisinde düşünülmesi gerekir. Bilirkişinin mevcut raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, yerinde yeniden keşif yapmak, üç kişilik ziraatçı bilirkişi kuruluna 50 sayılı parseli ve civarını inceletmek, çayır niteliğindeki bu taşınmazı çevresi ile birlikte değerlendirerek mera bütünlüğünü bozup bozmadığını tespit ettirmek, bu konuda ayrıntılı ve gerekçeli rapor almak, bütünlüğün bozulduğu saptandığı takdirde davayı kabul etmek, 50 sayılı parsel kamu malı niteliğinde mera değilse şimdiki gibi davayı reddetmek olmalıdır.
Eksik inceleme, araştırma ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru görülmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 04.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.