YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4726
KARAR NO : 2011/6570
KARAR TARİHİ : 20.05.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar, arasındaki kira alacağı, cezai şart ve birleştirilen davada itirazın iptali davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 19.10.2010 gün ve 2010/8211-10800 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar … Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.Şti., … (…) ile Mustafa … mirasçıları vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 01.01.2001 başlangıç tarihli hasılat kira ilişkisinin davalı tarafından süresinden önce ve haksız olarak bozulduğu iddiasına dayalı kar yoksunluğu zararı ile cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
Birleştirilen dava ise, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalılar, davacının kiralananı kira sözleşmesinin öngördüğü biçimde kullanmaya ve işletmeye elverişli durumda bulundurmadığını ve özel hastaneler yönetmeliğine göre bulunması gereken hastane ruhsatının olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, kiralananın kullanım amacını gerçekleştirecek hastane ruhsatının bulunmadığı ve kira aktinin Borçlar Kanununun 286.maddesi hükmü uyarınca haklı olarak feshedildiği ancak davacı kiralananı 01.01.2001 tarihinden 30.09.2001 tarihine kadar kira akti hükümleri uyarınca kullandığından bu döneme ilişkin kira borcunu ödemesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dokuz aylık kira alacağı 54.000 USD’nin 30.09.2001 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yoksun kalınan kira alacağı ve cezai şartın tahsili istemi ile davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davanın reddine,
Birleştirilen dava yönünden ise taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı şirketin kira borcundan başkaca borcunun bulunmadığı bilirkişi incelemesiyle saptandığından, birleşen davanın da reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri kararı temyiz etmiş, Dairemizin 19.10.2010 tarihli ilamında yazılı olduğu üzere davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, hüküm davacı yararına bozulmuştur.
Davalı, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yukarıda belirtildiği gibi dava, kar kaybı zararı ve cezai şart alacağının tahsili istemleriyle açılmıştır. Gerçekten dava dilekçesine göre, davacının kiralananın terk edildiği 30.09.2001 tarihinden başlayarak bir yıl için sözleşmenin 4.2 maddesine dayanarak gelir kaybı talep ettiği görülmektedir. Mahkemenin hüküm altına aldığı 54.000 USD ise sözleşmenin yürürlük tarihi olan 01.01.2001 ile işletmenin terk edildiği 30.09.2001 tarihlerini kapsayan kira alacağıdır.
Dava, başlangıçta, kar yoksunluğu zararıyla cezai şart alacağının tahsili istemleriyle açılmış ise de, davacı kira alacağı için ayrı bir dava açmış ya da mevcut davasını yöntemince ıslah etmiş değildir.
HUMK’nun 74.maddesi gereğince, ayrık durumlar hariç hakim her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Bu kurala usul hukukunda “taleple bağlılık kuralı” da denilmektedir.
Yapılan bu saptamaya göre davacının kira alacağına yönelik istemi olmadığı halde varmış gibi 54.000 USD’den ibaret kira alacağının hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Davalının bu hususu amaçlayan temyiz itirazları yerinde olduğundan, kararın bu nedenle bozulması gerektiği halde yanılgılı değerlendirme sonucu başka bir sebeple bozulduğu bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından karar düzeltme isteminin kabulü gerekir.
SONUÇ: Davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.01.2010 tarih 2010/8211-10800 sayılı ilamının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücreti davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 20.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.