YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/474
KARAR NO : 2011/3127
KARAR TARİHİ : 11.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.12.2009 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki kaydın terkini ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; … aleyhine açılan davanın tefriki ile Tapu Sicil müdürlüğü aleyhine açılan davanın reddine dair verilen 09.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne davanın niteliği gereği duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 93 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada 19 no’lu bağımsız bölümü, 19.10.2009 tarihinde malik …’den satın aldığını, tapu kaydının beyanlar hanesinde tapu sicil müdürlüğünün 14.09.2009 tarihinde taşınmazın tapu kaydındaki terkin edilen ipotek üzerinde haciz şerhlerinin bulunması gerekirken bu şerhlerin sehven ipotek kaydına işlenmemesi nedeniyle kaydın düzeltilmesi için dava açılacağına dair beyanlar sütununa kayıt düşüldüğünü, bu kaydın yolsuz olduğunu ileri sürerek terkin edilmesini, bu istem kabul edilmediği takdirde tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalı …, kaydın terkinini talep etmiş, Tapu Sicil Müdürlüğü ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tazminat isteminin Hazineye karşı açılacak bir davada talep edilebileceği, beyanlar hanesindeki kaydın terkini isteminin ise haciz şerhi lehtarlarına karşı yöneltilmesi gerekeceği, tapu sicil müdürlüğünün davada pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle tapu sicil müdürlüğü aleyhine açılan dava reddedilmiş, davalı … aleyhine açılan davanın ise takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalı … temyiz etmiştir.
1-Davalı … aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğundan davacının terkin isteminin reddine dair verilen kararı temyizde hukuki yararı bulunmadığından …’nin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Dava beyanlar hanesindeki kaydın terkini isteğine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 1012. ve Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ila 64. maddelerinde yedi bölüm olarak düzenlenen beyanlar kural olarak ne bir ayni hak ihdas eder ne de şahsi bir hakkı güçlendirmeye yarar. Beyanların fonksiyonu, gayrimenkulle ilgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktan ibarettir.
Somut olayda; davacının satın aldığı dava konusu 19 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının beyanlar hanesine 14.09.2009 tarih ve 2009/24340 yevmiye numarası ile “… İcra Müdürlüğünün 24340 ve 2008/24329 ve 2008/24327 ve 2008/24343 ve 2008/24362 ve 2008/24332 sayılı dosyalarında konan hacizler ipotek alacağı yerine mülkiyet sahibine işlendiğinden ve ipotek kaldırıldığından kaydın eski hale getirilip hacizlerin işlenmesi için dava açılacaktır” şeklinde kayıt düşülmüştür. Davacı, bedelinin ödenmesi nedeniyle ipoteğin kayıttan terkin edildiğini, ipoteğin yeniden kayda işlenmesi olanağının bulunmadığını, beyanlar hanesindeki kaydın taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkilerini kısıtladığını ileri sürerek terkinini istemektedir.
Gerçekten, dava konusu taşınmazın tapu kaydında dava dışı… Dayanaklı Tüketim Malları A.Ş. lehine ipotek tesis edilmiş olduğu, … A.Ş.nin Finans Bank A.Ş.ye olan borçlarından dolayı yapılan icra takipleri sonucu ipotek alacağı üzerine haciz konulması için Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı yazıldığı ancak bu hacizlerin ipotek alacağı üzerine değil, mülkiyet hakkı üzerine kayda işlendiği, ipotek borcunun ödenmesi üzerine ipoteğin kayıttan terkin edildiği aşamada tapu sicil müdürlüğü tarafından yanlışlığın fark edilmesi üzerine yolsuz şerh ve terkinin düzeltileceğine dair beyanlar sütununa terkini istenen kaydın düşüldüğü hususları çekişmesizdir. Davacı … müdürlüğünü hasım göstererek bu kaydın terkinini talep etmiştir. Mahkemece tapu sicil müdürlüğünün davada hasım olamayacağı, davanın haciz lehtarlarına yöneltilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Burada tapu sicil müdürlüğüne husumet yöneltilip yöneltilemeyeceğinin tartışılması gerekir.
Bir ayni hak tapuya yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ise ayni hakkı zedelenen kişi bunun düzeltilmesini isteyebileceği gibi tapu memuru da re’sen hakime başvurarak düzeltme isteyebilir. Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesinde de kütük üzerindeki belgelere aykırı tescil veya yazımın düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması, yazılı olur olmadığı takdirde düzeltmenin yapılması için Defterdarlık veya Malmüdürlüğünden dava açılmasının talep edilebileceği, Hazine avukatı bulunmayan yerlerde de tapu sicil müdürlüğü tarafından re’sen dava açılabileceği hükmü getirilmiştir. Bu hüküm uyarınca tapu sicil müdürlüğünün terkin edilen ipoteğin kayda yeniden işlenmesi için dava açma hakkının varlığı söylenebilir. Ancak; davacı tarafın da iddia ettiği gibi ipotek bedeli ödendikten sonra kayıttan terkin edilen ipoteğin mülkiyet sahibi bu bedeli ödememiş gibi yeniden ipoteğin tapuya tescil edilmesi mümkün değildir. Tapu sicil müdürlüğü tarafından haciz şerhleri ipotek kaydına işlenmiş olsa idi ipotek bedeli tapudaki şerh nedeniyle haczedilecek, ancak bu durum ipoteğin terkinine engel teşkil etmeyecekti. Bu aşamadan sonra mülkiyet hakkı hak sahibine ait olmayan bir borç nedeniyle yeniden sınırlandırılamaz.
Tüm bu açıklamalar karşısında, tapudaki hatalı işlemleri tapu sicil müdürlüğü yaptığına ve beyanlar sütununa kaydı da tapu sicil müdürlüğü işlediğine göre husumetin tapu sicil müdürlüğüne yöneltilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekirken davalının pasif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte yazılı nedenlerle …’nin temyiz dilekçesinin reddine, (2) numaralı bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harçlarının iadesine, 11.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.