Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4773 E. 2011/6379 K. 16.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4773
KARAR NO : 2011/6379
KARAR TARİHİ : 16.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.10.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, 153 ada 3 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait 153 ada 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalılar davacının taşınmazının kumsala sınırının bulunduğunu ve buradan genel yola çıkabileceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı taşınmazının kumsala sınırının bulunması nedeniyle buradan geçerek genel yola çıkabileceği, geçit ihtiyacı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiş, hüküm Dairemizin 01.06.2009 tarihli ilamıyla ve ilamda yazılı nedenlerden dolayı bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, bilirkişinin 03.12.2007 tarihli raporunda (B) ve (C) harfleriyle gösterilen 2 ve 5 sayılı parsellerin ortak sınırından geçit kurulmuştur.
Hükmü, davalı 5 sayılı parsel maliki … temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteğinin, geçit tesisinden en az zarar görecek taşınmazla karşılanması gerekir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Somut olaya gelince; 2 sayılı parsel 2334,19 m2, hükmü temyiz eden …’nın maliki olduğu 5 sayılı parsel ise 981,59 m2 yüzölçümündedir. Soruna taşınmazların büyüklükleri açısından bakıldığında, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi geçidin 2 sayılı parsel üzerinden karşılanmasını gerektirmektedir.
Mahkemece yapılan bu saptama gözetilerek davacının geçit ihtiyacının 2 sayılı parsel üzerinden karşılanması yerine, 2 ve 5 sayılı parsellerin ortak sınırından geçit tesisi doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 16.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.