Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4939 E. 2011/6377 K. 16.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4939
KARAR NO : 2011/6377
KARAR TARİHİ : 16.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.02.2009 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit, alacak ve tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil, menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir.
Davacı, 2139 ada 10 parsel numaralı taşınmazın 163 m² lik kısmının davalı … tarafından 11.01.1985 tarihli tahsis belgesi ile dava dışı … adına tahsisinin yapıldığını, …’ın tahsis bedelinin tamamını davalı belediyeye ödediğini, daha sonra kendisinin, …’ın tahsis belgesindeki hakkını 24.07.2000 tarihinde satın aldığını, satış işleminin davalı … tarafından onaylandığını, tapusunu almak için davalı belediyeye müracaat ettiğinde 2139 ada 10 sayılı parselin imar planında eğitim alanında kaldığı belirtilerek 37358 ada 7 parsel numaralı taşınmazın 97 m² lik kısmının tahsisinin yapıldığının bildirildiğini ve kendisinden tahsis karşılığında 14.550,00 TL’yi taksitler halinde ödemesinin istendiğini, daha önce tahsis bedeli ödendiğinden davalı belediyeye borçlu olmadığının tespiti ile belediye ödemek zorunda kaldığı 4.862,00 TL nin davalıdan tahsiline ve 37358 ada 7 sayılı parselin 97 m² lik kısmının tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Davacı 07.10.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava açıldıktan sonra ödemek zorunda kaldığı 2.426,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 14.550,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile davacının ödemiş olduğu 7.288,00 TL nin davalıdan tahsiline, 37358 ada 7 sayılı parselin 97/784 m² lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-28.11.1956 tarihli 25/25 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ve HGK’nun 17.03.1954 tarihli 3/40-39 sayılı kararında belirtildiği üzere her dava açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanır. Dava tarihinden sonra doğacak hakların hüküm altına alınması caiz değildir. Eldeki davada davacı davasını ıslah ederek dava açıldıktan sonra ödediği 2.426,00 TL nin de tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava tarihinden sonra doğacak alacakların ıslah yoluyla da olsa bu dava içinde talep edilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca, mahkemenin dava tarihinden sonra doğan 2.426,00 TL alacağa ilişkin istemi reddetmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 16.05.2011 tarihinde oybirliği ile kabul edilmiştir.