YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4995
KARAR NO : 2011/6364
KARAR TARİHİ : 16.05.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.03.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesine dayalı geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 687 sayılı parsel lehine, 686 sayılı parsel üzerinden bilirkişi raporunda mavi renkle gösterilen yerden geçit kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Somut olaya gelince; geçit ile yükümlendirilen 686 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 28.000 m2’dir. Bilirkişinin raporuna ekli krokide birinci alternatif olarak gösterilen kırmızı renkle gösterilen yerin bulunduğu 689 sayılı parselin yüzölçümü ise 92.300 m2’dir. Yukarıda sözü edildiği üzere özünü komşuluk hukukundan alan geçit davalarında genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi uyarınca 687 sayılı parselin geçit ihtiyacı yüzölçümü daha büyük olan 689 sayılı parselde aranmalıdır. Geçit tesisi davalarında davacının sübjektif arzusunun önemi yoktur. Başka bir ifadeyle söylemek gerekirse eldeki davada, geçit yüküne tahammül etmesi gereken taşınmazın yüzölçümü daha fazla olan 689 parsel sayılı taşınmazdır.
Bütün bu yönler bir yana bırakılarak istemin yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.