YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5054
KARAR NO : 2011/6387
KARAR TARİHİ : 16.05.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.07.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı maliki olduğu 36 sayılı parsel ile davalının maliki olduğu 30 sayılı parsel arasında kalan yola döşemiş olduğu kanalizasyon borularının davalı tarafından kırılıp tahrip edilerek kullanılamaz hale getirildiğini, kırılan borularını yenisi ile değiştirmek isteyince davalının devamlı surette yola arabasını park etmek suretiyle yolda çalışma yapmasına engel olduğunu belirterek davalının müdahalesinin men’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı dava konusu yerin kendisine ait özel yol olduğunu , davacının buraya kanalizasyon borusu döşemesine izin vermediklerini beyan etmiştir
Mahkemece, davanın kabulü ile fen bilirkişisinin 21.1.2011 günlü raporunda kırmızı renkle ile işaretlediği kısma davalının müdahalesinin menine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalı temyizine gelince,
Davacı paftasında yol olarak gösterilen kısma boru döşemesine engel olan davalının çıkarttığı muarazanın giderilmesini talep etmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi hükmüne göre yollar kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan taşınmazlardan olduğundan kişi yararına özgülenemez. Bu nedenle davacının paftasında yol olarak işaretlenmiş yere kanalizasyon borusu döşemesine engel olan davalının bu eyleminin engellenmesini isteyemez. Davacının davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının davalı tarafa iadesine, 16.5.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.