YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5323
KARAR NO : 2011/6371
KARAR TARİHİ : 16.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.10.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Davacı, 4 ada 2 parsel sayılı taşınmazda “… kızı …’ın” kimlik bilgilerinin “… kızı …” olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Kaydında düzeltme yapılması istenen 4 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 20.02.2004 tarihinde 7269 Sayılı Kanunun gereği yapılan tahsis işlemi ile “1943 dlu … kızı …” adına tescil edilmiştir. Nüfus müdürlüğünden yapılan araştırmada ise davacı dışında “… kızı …” isminde bir kişinin daha olduğu bildirilmiştir. Mahkemece tapu maliki ile nüfus kaydı gönderilen “… kızı …’ın” aynı kişi olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş; taşınmazın tesciline esas tahsis işlemine ilişkin tüm evraklar merciinden getirtilmeli; sağ ise … kızı … ölü ise mirasçıları dinlenerek, taşınmaza ilişkin mülkiyet iddiası olup olmadığı araştırılmalı, gerekirse taşınmaz başında keşif yapılarak davacı tanıkları ve yaşıyorsa tespit bilirkişileri keşifte dinlenmeli ve oluşacak sonucu göre karar verilmelidir. Değinilen hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.