YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5345
KARAR NO : 2011/7246
KARAR TARİHİ : 03.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.06.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, kademeli olarak tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne dair verilen 19.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalı belediyenin ihtiyari ve aleni ihaleyle satım nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise satış bedeli olarak yapılan ödemenin güncelleştirilmiş karşılığı 8.000,00 TL’nin tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, talebin zamanaşımına uğradığını, satış işleminin usulsüz olduğunu, satım bedelinin de bütünüyle ödenmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satış yasanın aradığı geçerlilik koşuluna uygun yapılmadığından bahisle tapu iptali ve tescil istemi reddedilmiş, taleple bağlı kalınarak taşınmazların rayiç değeri 8.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1-5393 sayılı Belediyeler Kanununun belediye meclisinin görev ve yetkisini düzenleyen 18.maddesinin (e) fıkrasına göre belediye meclisi taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine, kiralamaya ve taşınmazlar üzerinde sınırlı ayni hak tesisine yetkilidir.
Borçlar Kanununun 225.maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre de satış, belediye meclisi kararından sonra aleni müzayede suretiyle yapılabilir. Aleni müzayedeyle yapılan satım, satıcının ihalesiyle münakit olur.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Davalı belediyenin satışı, belediye meclisinin 06.04.1994 tarihli ve 3 sayılı kararına göre yapılmış, ihale işlemleri tamamlanmıştır. Dolayısıyla bu yönteme uygun yapılan satış, hüküm ve sonuç meydana getireceğinden davacı mülkiyetin adına geçirilmesini isteyebilir. Ne var ki, dosyadaki delillerden; toplam 390,00 TL olan satış bedelinden 334,34 TL’sinin davacı tarafından ödendiği, bir kısım bedelin ödenmediği anlaşılmaktadır. Davacının ihtiyari aleni müzayede suretiyle satış hükümlerinden yararlanabilmesi kalan bedeli de ödemiş olmasına bağlıdır.
Bu durumda bilirkişi incelemesi yaptırılarak kalan bedelin dava tarihindeki güncelleştirilmiş değeri bulunmalı, bu miktar davacı tarafından davalıya ödenmek üzere depo edilirse davacının mülkiyete yönelik istemi kabul edilmelidir.
Satışın biçimine uygun yapılmadığından söz edilerek bu istemin reddi açıklanan nedenlerle doğru değildir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Davada 3701 ve 3702 sayılı parsellerin rayiç bedellerinin tahsili değil, ihtiyari aleni müzayede sebebiyle davalıya yapılan ödemelerin güncelleştirilmiş değerinin tahsili talep edilmiştir. Buna rağmen, her iki parselin rayiç değerinin bilirkişiye hesaplattırılarak bunun davalıdan tahsiline karar verilmesi de HUMK’nun 74.maddesinde hükme bağlanan taleple bağlılık kuralına uygun düşmemiştir.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmü davacı, 2.bent uyarınca da davalı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 03.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.