Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/5442 E. 2011/6727 K. 24.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5442
KARAR NO : 2011/6727
KARAR TARİHİ : 24.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Davacı …, … İli, Körfez İlçesi, Hereke Köyü, 2318 parsel sayılı taşınmazın tapuda murisi ve anneannesi “… kızı … …” adına kayıtlı olduğunu, tapu kaydındaki “… Kızı …” şeklindeki kimlik bilgilerinin “… kızı … …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının isteminin mülkiyet nakline neden olabileceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Dosya içerisindeki tapulama tutanağının iktisap sebebi kısmında “…. … oğlu …’nin 20 yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğinde iken adı geçenin 1942 yılında ölümüyle veraseti karısı … ile evlatları …, … ve …’a kaldığı….” belirtilmek suretiyle 2318 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payı … kızı 1317 doğumlu … adına, 1/4 payı … oğlu 1929 doğumlu … …ş adına, 1/4 payı … oğlu 1932 doğumlu …, geri kalan 1/4 payı da … oğlu 1935 doğumlu … adına tespit ve tescil edilmiştir.
Yine dosya içerisindeki aile nüfus kayıt tablosunda, kayıt maliki olduğu söylenen … kızı … …’nın tapulama tutanağında belirtildiği gibi 1317 (1901) doğumlu olduğu, eşinin isminin …, çocuklarının isimlerinin ise …, … ve … … olduğu bu haliyle tapulama tutanağı ile aile nüfus kayıt tablosunun büyük ölçüde örtüştüğü sabittir.
Tüm dosya kapsamı ve bilhassa yukarıda değinildiği üzere tapulama tutanağı ile aile nüfus kayıt tablosu büyük ölçüde birbirini teyit ettiğine göre; bu deliller ışığında davacının isteminin kabul edilmesi gerektiği halde; bir takım gerekçelerle davanın reddedilmesi isabetli olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 24.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.