YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5642
KARAR NO : 2011/6930
KARAR TARİHİ : 30.05.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 799 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında murisinin “…” şeklinde yazılı kimlik bilgilerinin “… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Eldeki davada, mahkemece nüfus müdürlüğünce yapılması istenen araştırmaya verilen cevapta “… Köyünde birden fazla … olduğundan araştırma yapılamadığı” bildirilmiş, zabıta vasıtası ile yapılan araştırmaya ise “baba isimleri farklı birden fazla … olduğunu tespit edildiği” cevabı verilmiştir. Tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesine ilişkin davaların en önemli araştırma yöntemlerinden olan bu iki araştırma sağlıklı yapılamadığı için sadece tanık deliline dayalı olarak verilen karar doğru olmamıştır.
Mahkemece, nüfus müdürlüğünden … köyünde olduğu bildirilen tüm “…” isimli kişilere ait nüfus kayıtları getirtilmeli, Şereflikoçhisar 2. Gezici Arazi Kadastrosu Mahkemesinin 1953/79 esas ve 1064/60 karar sayılı ilamı gözetilerek, bu kişilerin doğum ve ölüm tarihleri ile kadastro tespit tarihi karşılaştırılarak malik tespit edilmeye çalışılmalıdır. Yine zabıta aracılığı ile yapılan araştırmada davaya konu taşınmazın kim tarafından kullanıldığı, kullanan kişi veya kişilerin davacı murisi “… oğlu …” ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığının sorulması gerekir. Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra neticesine göre bir karar vermek gerektiği halde mülkiyet nakline yol açacak şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.