YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5655
KARAR NO : 2011/6671
KARAR TARİHİ : 23.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 05.05.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Davacı, 498 parsel sayılı taşınmazda “… kızı …” olarak geçen kimlik bilgilerinin “… kızı …” olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisinde bulunan belgeler incelendiğinde, dava konusu taşınmazın tapulama tutanağının tasarruf sebebi bölümünde dava konusu taşınmazın öncesinde …’e ait iken 1946 yılında ölümü ile eşi ve çocuklarına kaldığının yazıldığı görülmüştür. Duruşmada dinlenen davacı tanıkları davacının babası …’e halk arasında “…” olarak, davacıya da “…” olarak seslenildiğini beyan etmiştir. Dava konusu taşınmazın davacının murisi …’ten kaldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın tapulama tutanakları ile davacının murisi “…’ün” nüfus kayıtları karşılaştırıldığında “…’ün” kızı … ve … dışında tüm çocuklarının taşınmazda hissedar olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki mahkemece tapuda … olarak yazılı malikin davacı … mı yoksa kardeşi … … mü olduğu konusunda yeterli araştırılma yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece nüfus müdürlüğünden “… kızı …” isminde bir kimsenin kaydı olup olmadığı araştırılmalı, sağ ise … kızı … …, ölü ise mirasçıları duruşmada tanık olarak dinlenerek, taşınmaza ilişkin mülkiyet iddiası olup olmadığı sorulmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece değinilen hususlar gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar