Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/5656 E. 2011/6597 K. 23.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5656
KARAR NO : 2011/6597
KARAR TARİHİ : 23.05.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.08.2009 ve 09.09.2009 gününde verilen dilekçeler ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi, ecrimisil ve birleştirilen dosyada zararın tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen 01.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 18.08.2009 tarihli dilekçesi ile maliki olduğu 398 parsel sayılı taşınmazına davalı sınır komşusu … ve …’ın müdahalesinin önlenmesi ve 200.00 TL işgal tazminatının tahsilini istemiştir.
Davacı, ayrıca 09.09.2009 tarihli dilekçesi ile de maliki olduğu 398 parsel sayılı taşınmazına davalı …’ın su basmasına sebebiyet vermesi sonucu oluşan zararın giderilmesi için 977,50 TL tazminatın faizi ile tahsilini istemiştir.
Her iki dosyanın 22.01.2010 tarihinde birleştirilerek yapılan yargılamasında; davalı …, … ve dahili davalı … vekili husumet ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Davacı, cevaba cevap dilekçesinde sınır komşusu 399 ve 441 parsel sayılı taşınmazların maliki … oğlu …’ın davalı olarak gösterilmiş olduğunu, ancak bu şahsın ölü olması nedeniyle oğlu …’ın davaya dahil edildiğini belirtmiştir.
Mahkemece … ve … Hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, … hakkında hüküm tesis edilmemiştir.
Hükmü, davalılar …, … ve … vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dilekçesi kendisine yanlışlıkla tebliğ edilen, dava konusu taşınmaz ile ilgisi olmayan ve aleyhine hüküm kurulmayan …’ın temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Davalı …’ın temyizine gelince;
Davalı 399 sayılı parselin paylı maliki ve 441 sayılı parselin tam maliki … oğlu …’ın davanın açıldığı tarihten önce 08.03.1998 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. 04.05.1978 tarihli ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ölü kişinin davada taraf ehliyeti yoktur. Ölü kişi aleyhine dava açılamaz. Davadan önce öldüğü anlaşılan kişinin dava sırasında mirasçılarının davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkiline de olanak yoktur. Bu nedenle davalı … hakkında usulüne uygun dava açılmadığından, bu şahıs hakkındaki davanın reddi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalı …’ın temyizine gelince;
a)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı …’ın sair temyiz itirazlarının reddine,
b)Yargılaması sırasında mahkemece tek keşif yapılarak hüküm kurulduğu halde, asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı keşif ücreti takdiri doğru olmamış, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle …’ın temyiz itirazlarının reddine, yukarıda 3/a bendinde açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3/b) numaralı bentler uyarınca davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı … ve … yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 23.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.