YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5698
KARAR NO : 2011/10578
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.12.2009 gününde verilen dilekçe ile inanç ilişkisine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.09.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil ve vekili Av…. ve karşı taraftan davacı … ve vekili Av…. ile davalı … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, inanç ilişkisine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı …inanç ilişkisinin varlığını doğrulamış, diğer davalı … taşınmaza kayden malik olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalılardan … temyiz etmiştir.
Davacı ile davalılardan …arasındaki içeriği çekişmesiz 22.12.1999 tarihli sözleşme inançlı temlik sözleşmesidir. Bir taşınmaz mülkiyetini devreden malikin, devralanın bu taşınmazı belli bir amaç için kullandıktan sonra tekrar kendisine veya onun belirleyeceği üçüncü bir şahsa geri temlik edeceği inancıyla taşınmaz mülkiyetini devretmesine inançlı temlik denir. İnançlı temlikte, taşınmaz mülkiyetini devralan yeni malik belli koşulların gerçekleşmesi halinde taşınmaz mülkiyetini tekrar geri temlik etmeyi taahhüt eder. Bu amaçla yapılan sözleşmeler de geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta; sözleşmenin yapıldığı 22.12.1999 tarihinden bir gün sonra 23.12.1999 tarihinde 103 ada 27 sayılı parseldeki davacının 235/2400 payı inançlı temlik sözleşmesinin diğer tarafı İmam … …’a tapuda devredilmiştir. Davalılardan …, davacının kardeşi olup aynı taşınmazda pay sahibidir. Hayatın olağan akışına göre inanç ilişkisinin varlığını bilmediğini ileri sürecek durumda değildir. Mahkemece bu olgular gözetilmek suretiyle Türk Medeni Kanununun 1023.maddesinden yararlanma olanağı bulunmayan kayıt maliki üzerindeki payın iptali ile davacı adına tescil edilmesinde bir yanılgı yoktur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile özellikle iptaline karar verilen payın davalılardan …’nın 835/2400 paydan 235/2400 payı olduğunun anlaşılmasına göre davalı … …’nın bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 20.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.