Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/5715 E. 2011/6788 K. 25.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5715
KARAR NO : 2011/6788
KARAR TARİHİ : 25.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.07.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma yeterli görülmemiştir. Şöyle ki;
Davacı 505 parsel sayılı taşınmazda muris eşinin “…” yazılı baba adının “… olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece tapu kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir şahsın mevcut olup olmadığı nüfus idaresinden araştırılmamıştır.
Ancak, mahkemece dinlenen bir tanık başka bir…’ın varlığından söz etmiştir. Bu çelişki ve şüphelerin giderilmesi için yeniden detaylı araştırma yapılmalı, Nüfus Müdürlüğünden davacı murisinden başka … oğlu… kaydı bulunup bulunmadığı sorulmalı,tapu kaydının tüm dayanakları getirtilmeli, bu konuda gerekli zabıta araştırması yapılmalı, taşınmazı fiilen kullanan tespit edilmeli, tüm bunlar yeterli görülmez işe taşınmaz başında keşif yapılarak tanık ve mahalli bilirkişi ve yaşıyor ise tespit bilirkişileri dinlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 25.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.